Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/11391 E. 2012/47582 K. 05.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11391
KARAR NO : 2012/47582
KARAR TARİHİ : 05.12.2012

Tebliğname No : 6 – 2009/233645
MAHKEMESİ : Akhisar 2.Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/04/2009
NUMARASI : 2008/510 (E) ve 2009/246 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Olay günü suça sürüklenen çocuklar Ş. ve O.nun müştekinin traktör römorkunun yan tarafına astığı içinde 15 YTL tutarında para olan poşeti alıp kaçtıkları, daha sonra ihbar üzerine polisler tarafından araştırma sonucunda yakalandıkları, yakalama tutanağında çocukların samimi itirafta bulunarak aldıkları paranın kendi pantolonlarının cebinde olduğunu, verebileceklerini söylemeleri üzerine çalınan paraların polislerce teslim alınıp muhafaza altına alınması ve rızai iadenin gerçekleşmesi karşısında 5237 sayılı TCK.nun 168/1.maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanmaması,
2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4.maddesinde “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır” şeklindeki düzenleme karşısında 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuklar hakkında ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmesi,
3-5395 sayılı Yasanın 11. maddesi ve Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 8. maddesi uyarınca, fiili işlediği sırada oniki yaşını bitirmiş onbeş yaşını doldurmamış bulunan çocukların işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamamaları veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde mahkemece suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklarla korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında tedbir verilebileceği gözetilmeden ceza sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca tedbire hükmedilmesi,
4- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11–250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği, olayda müştekinin bir tazminat talebi bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanıklara atılı hırsızlık suçundan doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı, çalınan eşyaların müştekiye iade edildiği ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, “…ilerde suç işlemeyecekleri konusunda mahkemede olumlu kanaat oluşmadığından …” biçimindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 05.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.