Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/1542 E. 2012/16555 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1542
KARAR NO : 2012/16555
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

Tebliğname No : 4 – 2006/299729
MAHKEMESİ : Gölmarmara Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/07/2006
NUMARASI : 2005/189 (E) ve 2006/182 (K)
SUÇ : Tehdit, hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Dosya içeriğine ve anlatımlara göre, babası A.S..’nin Tarım Kredi Kooperatifine olan borcu nedeniyle icra takibine maruz kalan sanığın olay günü icra takibinin gerekçesini öğrenmek ve borcu ödeyeceğini bildirmek amacıyla katılanın yanına gittiğinde, katılanın kendisine hitaben”…..git lan, avukat ile git görüş” şeklinde sözler sarfettiğinin sanık tarafından ileri sürülmesine rağmen sanık yararına haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
II-20.12.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 Sayılı Çek Kanunu ile 3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun’un yürürlükten kaldırılmış olması ve sanığa ait adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan bu Kanunun 13/1 maddesinde düzenlenen çek defterini geri vermeme fiilinin suç olmaktan çıkarılması karşısında; sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağının gözetilmemesi,
III-Kabule görede;
1-5237 sayılı TCK.nun 58/7 maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, cezanın infazından sonra 1 yıl denetim süresine tabu tutulmasına karar verilecek infazın kısıtlanması,
2-5237 Sayılı TCK.nun 58. maddesinin 3. fıkrasında “tekerrür halinde sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezasıyla adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunacağı” ve aynı Kanunun 50. maddesinin 2. fıkrasında ise, “suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde hapis cezasına hükmedilmişse bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği” düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında mükerrir olması nedeniyle uygulanan maddede seçenek olarak öngörülen yaptırımlardan hakimin tercih hakkı bulunmadığından zorunlu olarak hapis cezasına hükmedilmiş olması karşısında, bu cezanın, koşulların bulunması durumunda aynı Kanun’un 50/1.maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesine yasal bir engel bulunmamaktadır. Ancak 5237 sayılı TCK.nun 50/2.maddesine göre, uygulanan maddede hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi ve zorunluluk olmaksızın hapis cezasının mahkemece tercih edilmesi halinde bu durumda artık hapis cezası adli para cezasına çevrilemeyecektir.
Açıklanan nedenlerle, somut olayda seçenekli cezalardan kısa süreli hapis cezasına tekerrür nedeniyle zorunlu olarak hükmedildiğinden, bu cezanın yasada aranan diğer koşullar bulunduğundan adli para cezası ya da önlemlerden birine çevrilmesine yasal bir engel bulunmadğı halde, bu hususun tartışılmaması,
3- Sanığa ait adli sicil kaydında yazılı 3167 Sayılı Kanun’a muhalefet eylemlerinin suç olmaktan çıkartıldığı da gözetilerek, hükümden sonra 08/02/2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 Sayılı CMK.nun 231 maddesi uyarınca hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 18/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.