Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/21246 E. 2012/43512 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21246
KARAR NO : 2012/43512
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

Tebliğname No : 6 – 2010/128261
MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/10/2009
NUMARASI : 2006/865 (E) ve 2009/1375 (K)
SUÇ : Hırsızlık, Mala Zarar Verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK.nın 151/1. maddesinin seçenekli olarak hapis ve adli para cezası öngörmesi karşısında, mahkemece sanık hakkında mala zarar verme suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken, hapis cezasının temel ceza olarak tercih edilmesinin dayanağı olarak suçun işleniş şekli, sanığın geçmişteki hali dikkate alınarak karar verildiğinin belirtilmesi yeterli görülmekle ve hırsızlık ile mala zarar verme suçları nedeniyle oluşan zarar miktarlarının farklı olması karşısında, mala zarar verme suçundan alt sınırdan, hırsızlık suçundan ise ceza tayin edilirken teşdit uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiş ve tebliğnamedeki bu hususlara ilişkin bozma düşüncelerine iştirak edilmemiş, Adli Emanetin 2006/4261 sırasına kayıtlı olup, suçta kullanılan eşyalarla ilgili mahkemesince zamanaşımına kadar bir karar verilmesi mümkün görülmüş,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5237 sayılı TCK.nun 50/3 maddesi uyarınca suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış olan sanığın mala zarar verme suçundan mahkûm edildiği bir yıldan daha az süreli hapis cezasının, aynı yasanın 50/1. fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
2- Sanık 15.02.1989 doğumlu olup, on sekiz yaşını 15.02.2007 tarihinde doldurduğu halde, duruşmaların kapalı yapılmaya devam edilerek 5271 sayılı CKM.nun 182. ve 185. maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3- Suç tarihinde l5 yaşını tamamlayıp l8 yaşını bitirmeyen suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı hırsızlık ve mala zarar verme suçlarının, TCK.nun öngörülen yaptırımının, alt sınırı 3 yılı aşmayan hapis yada adli para cezası olması nedeniyle, 03.07.2005 tarihinde kabul edilen ve 15.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığının anlaşılması karşısında 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaştırma işlemi yapılması gerektiğinin ve uzlaşma önerisini 18 yaşını doldurmayan sanığın kabul etmemesi halinde, yasal temsilcisine uzlaşma önerisi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- 5271 sayılı CMK.nun 147/1-e maddesi uyarınca susma hakkı bulunan sanık hakkında “suçunu inkara yönelik savunması” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinde öngörülen takdiri indirimin uygulanmaması,
5- Sanık müdafiinin hükmün verildiği 09.10.2009 tarihli duruşmada ifade ettiği “lehe hükümlerin uygulanması” isteğinin, cezanın ertelenmesi hususunu da kapsadığı gözetilerek, hükmedilen cezaların ertelenmesi talebiyle ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi