Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/4159 E. 2012/44599 K. 31.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4159
KARAR NO : 2012/44599
KARAR TARİHİ : 31.10.2012

Tebliğname No : 2 – 2009/154277
MAHKEMESİ : Serik Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/11/2008
NUMARASI : 2008/407 (E) ve 2008/659 (K)
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Katılanın aşamalardaki ifadelerinde, kullanmakta olduğu cep telefonundan ayrıldığı nişanlısı olan sanığın sürekli bir şekilde kendisini arayarak rahatsız ettiğini belirtmesi ve sanığın da eski nişanlısı olan katılanın kendisini arayarak rahatsız ettiğini ve bu durumu konuşmak için birkaç kez kendisini cep telefonundan aradığını savunması ve getirtilen bir günlük ayrıntılı görüşme tutanağına göre 04.11.2007 tarihinde sanık ile katılanın karşılıklı birbirlerini aradıkları ve her görüşmede 10–15 dakika süreyle konuştuklarının anlaşılması karşısında; katılana ait cep telefonunun, sanığın katılanı aramaya başladığı tarihe göre ayrıntılı telefon görüşme kayıtlarının getirtilmesi, katılan ile sanık arasında hangi tarih ve saatlerde ne kadar süre ile telefon görüşmesi yapıldığının belirlenip, katılandan sanığın kendisini ne şekilde rahatsız ettiği açıklattırılarak ve 5237 sayılı TCK. nun 123.maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozmak suçunun “sırf huzur ve sükûnu bozma maksadıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması” unsurunun ve süreklilik öğesinin ne şekilde oluştuğu kararda tartışılıp açıklanmadan yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
II-Kabule göre de;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11–250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın bir tazminat talebi bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararın da bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “sanığın suçu ve uzlaşmayı inkarı da dikkate alınarak suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararı gidermediği…” biçimindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Duruşmada hazır bulunan sanığa dosya arasında bulunan nüfus ve sabıka kaydı ile diğer belge ve tutanaklar okunmadan ve bunlara karşı diyecekleri sorulmadan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 209/1. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 31.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.