Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/21956 E. 2012/10227 K. 18.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/21956
KARAR NO : 2012/10227
KARAR TARİHİ : 18.04.2012

Tebliğname No : 4 – 2008/222662
MAHKEMESİ : Cide Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/07/2008
NUMARASI : 2008/156 (E) ve 2008/198 (K)
SUÇ : Hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK.nun adli para cezası başlıklı 52.maddesinin 1.fıkrasına göre, “adli para cezası beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir” şeklindeki düzenleme karşısında, adli para cezasına hükmedilirken kanundaki sınırlar arasında temel cezanın gün birimi olarak saptanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde bir yıl karşılığı adli para cezasına hükmedilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın herhangi bir maddi-manevi tazminat talebinde bulunmadığı gibi dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa atılı hakaret suçundan doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında, 5271 Sayılı CYY.nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “sanığın katılanın zararlarını karşılamadığı, zarar olgusunu kabul etmediği” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 18/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.