Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2017/1266 E. , 2021/7823 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/1266
Karar No : 2021/7823
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen …tarih ve …sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; dava konusu …tarih ve …ve …sayılı ödeme emirlerinin tamamı ile …sayılı ödeme emrinin içeriği borçlardan …, …ve …plaka numaralı borçlar dışındaki diğer borçların …sayılı ödeme emri içeriği borçlardan …plaka numaralı borçlar dışındaki diğer borçların, …sayılı ödeme emrinin içeriği borçlardan, …, …plaka numaralı borçların …, … ve …. sıralarındaki borçlar dışındaki diğer borçlardan kaynaklanan kısmının, …sayılı ödeme emrinin …ve …plaka numaralı borçlar dışında kalan borçlardan kaynaklanan kısımları ve …sayılı ödeme emrinin …plaka numaralı borçlardan kaynaklanan kısımlarının, borçların tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirkete tebliğine ilişkin mazbata örneğinin Mahkemelerine ibraz edilememesi nedeniyle dava konusu ödeme emri içeriği borçlara ilişkin olarak şirket hakkında takibin usulüne uygun şekilde yapıldığının ortaya konulamadığı anlaşıldığından söz konusu ödeme emirlerinin belirtilen kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı; …sayılı ödeme emri içeriği …, …, …ve …plaka numaralı ile takibi yapılan ve vadeleri 2008 yılına rastlayan vergi alacaklarının 2013 yılı sonuna kadar tahsil edilememesi ve bu süre içerisinde ödeme emri tebliğ edilmemesi nedeniyle tahsil zamanaşımına uğradığından, söz konusu ödeme emrinin bu kısımlarında da hukuka uyarlık bulunmadığı; …sayılı ödeme emrinin tamamı ile …ve …sayılı ödeme emirlerinin yukarıda belirtilen kısımları haricindeki borçlardan kaynaklanan kısımlarına ilişkin bu borçların zamanaşımı süresi içerisinde öncelikle asıl borçlu şirketten ödeme emri ile tahsili yoluna gidildiği, tahsilinin sağlanamaması üzerine de şirket hakkında çeşitli kurumlar nezdinde malvarlığı araştırması yapılarak cebri takip yollarının tüketildiği ve şirket ortak ve kanuni temsilcisinin takibi aşamasına geçmek için öngörülen yolların usulüne uygun şekilde tamamlandığı anlaşıldığından, anılan takip numaralı borçlardan kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu ödeme emirleri içeriği borçların tahsil zamanaşımına uğradığı, şirket hakkında malvarlığı araştırması yeterince yapılmadığından, takip yollarının usulüne uygun şekilde tamamlanmadığı, idarece tesis edilen işlemlerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Asıl borçlu …Sanat Rek. ve İlet. ve Yay. Ltd. Şti.’nin beyanlarına göre tahakkuk eden ve vadesinde ödenmeyen amme alacaklarının tahsili amacı ile kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Kanun’un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiasıyla tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasında; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği belirtilmiş, ikinci fıkrasında; yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve bunlara bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hüküm altına alınmıştır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar Vergi Mahkemesince, ödeme emri içeriği amme alacağının asıl borçlu şirket tarafından ödenmemesi üzerine şirket hakkında haciz kararları alınmadığı, usulüne uygun biçimde malvarlığı araştırması yapılarak dava konusu ödeme emirlerine konu amme alacağının tahsil imkansızlığı ortaya konulamamış olduğu sonucuna ulaşılarak davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı tarafça dosyaya sunulan 04/09/2018 tarihli dilekçe ve eki belgelerden asıl borçlu …Sanat Rek. ve İlet. ve Yay. Ltd. Şti.’nin 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunduğu belirtildiğinden, bu hususların araştırılarak sonucuna göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyize konu …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
2. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzelkişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, kanuni temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı belirtilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Kanuni temsilcilerin, şirket borcundan dolayı takip edilebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunması ve usulüne uygun tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun tüzelkişiliğin varlığından tamamen veya kısmen alınamadığının açıkça ortaya konulmasından sonra kanuni temsilci olarak sorumlu tutulacağı dönemler dikkate alınarak takibi yoluna gidilmesi gerekmektedir.
Yeniden yapılandırma yasaları olarak da nitelendirilen kimi özel yasalar kapsamında yükümlülere, vergi borcunun, miktarı ve vadesi değiştirilip yeni bir ödeme planına bağlanarak, ödenmesi konusunda kimi koşullarla kolaylıklar sağlanmaktadır. Yeniden yapılandırılan borcun ödenmemesi halinde, diğer bir deyişle yapılandırmaya ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda tahsil işlemlerine kalındığı yerden devam edilmesi yasa gereğidir.
Amme alacağının özel yasalara göre ödenmek üzere başvuruda bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması, zamanaşımına olan etkisi dışında, asıl borçluya ait amme borcunun ödenmemesi halinde kanuni temsilcinin sorumluluğunu düzenleyen kurallar gereğince, borcun takibinde gelinen aşamayı değiştirmez.
7143 sayılı Kanun kapsamında borcun ödenmesi amacıyla asıl borçlunun başvuruda bulunmuş olmasının, başvuru tarihinden önce amme alacağının tahsili için ilgili yasalara göre başlatılan/yapılan takip işlemlerini durdurmakla birlikte yapılandırma koşullarına uyulmaması ve kanundan yararlanma hakkının kaybedilmesi önceki takip işlemlerini geçersiz hale getirmeyeceği, takibin yeniden başlatılmasını gerektirmeyeceği gibi anlık kesinleşmiş olan amme alacaklarının yapılandırma nedeniyle bir ödeme varsa mahsup edilmekle birlikte kaldığı yerden hem asıl borçlu şirket hem kanuni temsilci ve ortakları için devam ettirilmesi 6183 sayılı Kanun gereğidir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile 2007 ilâ 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emirleri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, asıl borçlu şirkete düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği ve şirket hakkında mal varlığı araştırması yapılıp yapılmadığı gibi işin esasını ilgilendiren hususlar değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.