Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/17806 E. , 2021/4662 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/17806
Karar No : 2021/4662
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Yatırım Organizasyonu ve Danışmanlığı Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. Maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem :Dava; davacı şirket tarafından, … İcra Hukuk Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı uyarınca İhale bedelinin üzerinden %10 tutarı hesaplanarak verilen 194.500.00 TL idari para cezasının ve 265.00 TL tashihi karar harcının tahsili amacıyla adına düzenlenen … günlü, …ana takip dosya numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; 6183 sayılı Kanun’un 37. maddesi uyarınca 1 aylık ödeme süresi tanınmadan ve vade tarihi belirlenmeksizin doğrudan düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davalı idare tarafından; dava konusu ödeme emri içeriğinde idari para cezası ve tashihi karar harcı bulunduğu, Mahkeme kararıyla verilen ve kesinleşen bir ceza için vergi dairesince 37. madde uyarınca yeniden tebligat yapılmasının mümkün olmadığı, zira mahkeme kararının 2016 yılında kesinleştiği ve vade tarihinin kesinleşme tarihi olduğu, yani vadenin belirli olduğu, düzenlenen ödeme emrinin usul ve yasaya uygun olduğu, ayrıca ödeme emrinde bulunan yargı harcı yönünden 6487 sayılı Kanun’un 10. maddesi ve 492 sayılı Kanun’un 28. maddesi uyarınca yargı harçları yönünden özel ödeme ya da tahsil sürelerinin belirlenmiş olması nedeniyle hükmedilen harcın tebliğiyle birlikte yükümlünün bilgisinde bulunduğunun kabulüyle bu tarihten itibaren ödenmesi gerektiği ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davacı tarafından; illiyetsiz tescil oluşturan ihalenin iptali ve yolsuz tescil oluşturan tapu kaydının iptali istemiyle … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında dava açıldığı, davanın halen derdest olduğu, bu davanın kazanılması halinde ödeme emrine konu adli para cezasının ortadan kalkacağı, bu nedenle ödeme emrinin iptali yolundaki mahkeme kararı yerinde olduğundan, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuki değerlendirme bölümünde bulunan açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın incelenmesinden; davalı idare tarafından 6487 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle yapılan düzenleme sonucunda 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca yargı harçları yönünden özel ödeme ya da tahsil sürelerinin belirlenmiş olması nedeniyle ödeme emri içeriğinde yer alan tashihi karar harcının tebliğiyle birlikte yükümlünün bilgisinde bulunduğunun kabulüyle bu tarihten itibaren ödenmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de; Harç Tahsil Müzekkeresine konu olan ve “Tashihi Karar Harcı Para Cezası” olarak belirtilen 265.00 TL tutarın “para cezası” mı, yoksa “harç” mı olduğu değerlendirildiğinde; her ne kadar ilgili mahkemece harç tahsil müzekkeresi düzenlenmek suretiyle tahsil süreci başlatılmış ve söz konusu müzekkerede alacağın türü “Tashihi Karar Harcı Para Cezası” olarak belirtilmiş olsa da, uyuşmazlık konusu kamu alacağının mahiyetinin ilgili Kanun hükümleri uyarınca Yargıtay ilamıyla kesilen “para cezası” olduğu; genel bütçeye, il özel idarelerine, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan cezanın davacıdan tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun uyarınca düzenlenen dava konusu ödeme emrinin birinci satırında yer alan 9318 kod numaralı ve Gelir İdaresi Başkanlığı’nca yayınlanan “Vergi Türü Kodları” başlıklı listede “5326 Sayılı Kanun Uyarınca Mahkemeler Tarafından Verilen İdari Para Cezaları” olarak isimlendirilmiş bulunan amme alacağının, vergi, resim, harç veya benzeri mali yükümlülük kapsamında bir alacak olmaması nedeniyle ve amme alacağının dayanağı olan cezayı veren merciin (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi) hukuki ve Anayasal statüsü de göz önünde bulundurulduğunda idari para cezası olarak değerlendirilmesi gerektiğinden ve özel ödeme ya da tahsil sürelerinin belirlenmemiş olması nedeniyle ödeme emri içeriğinde yer alan tashihi karar harcı yönünden de, 6183 sayılı Kanun’un 37. maddesi uyarınca 1 aylık ödeme süresi tanınmadan ve vade tarihi belirlenmeksizin doğrudan düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın yukarıdaki açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.