YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21630
KARAR NO : 2012/43564
KARAR TARİHİ : 11.10.2012
Tebliğname No : 6 – 2010/104345
MAHKEMESİ : Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/10/2009
NUMARASI : 2007/40 (E) ve 2009/490 (K)
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5237 sayılı TCK.nun 50/3 maddesi uyarınca suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış olan sanığın mahkûm edildiği bir yıldan daha az süreli hapis cezalarının, aynı yasanın 50/1. fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK.nın 151/1. maddesinin seçenekli olarak hapis ve adli para cezası öngörmesi karşısında, hapis cezasının temel ceza olarak tercih edilmesinin dayanağını oluşturan hukuksal gerekçenin karara yansıtılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanığın üzerine atılı işyeri dokunulmazlığını bozma suçu nedeniyle, uzlaşma işlemlerinin; suç tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. madde fıkralarında öngörülen yöntemin izlenmesi suretiyle yerine getirilmesi zorunluluğu karşısında, anılan yasa maddelerine uygun biçimde uzlaştırma işlemlerine girişilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak hüküm kurulması,
4- Hükme dayanak yapılan, soruşturmaya konu bazı evrak fotokopilerinin onaylattırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5- İşyeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden, mağdurun belgeye dayalı bir zararının bulunmadığı gibi, manevi zararların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi sırasında nazara alınamayacağı gözetildiğinde; önceden sabıkası olmayan sanık hakkında verilen cezanın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları lehe kabul edilip, tekrar suç işlemeyecekleri kanaatinin oluştuğu belirtilerek 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi ile indirilip aynı Yasanın 51. maddesi uyarınca da ertelenmesine karşın, “mağdurun uğradığı zararların giderilmemiş olması nazara alınarak” denilmekle yetinilerek 5271 sayılı CMK.nun 231/5 maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.