Danıştay Kararı 4. Daire 2017/3304 E. 2021/7795 K. 02.12.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2017/3304 E.  ,  2021/7795 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/3304
Karar No : 2021/7795

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, kasa hesabının borç bakiyesinde yer alan, günlük ihtiyacı aşan nakit paralara ilişkin faiz hesaplanmadığı ve bu şekilde transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtıldığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca, 2014/12 döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin azaltılmasıyla re’sen tarh edilen 2015/1 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından şirketlerinin … Satış ve Pazarlama A.Ş’nin ana bayisi olduğu ve bu firmanın mallarını pazarladıkları, kasa hesabında günlük ihtiyacı aşan nakit para bulunduğu tespitinin ise sehven yapılan muhasebe kayıtlarından kaynaklandığı, şirketlerince pos cihazından çekilen nakitler ile banka kanalından yapılan tahsilatlar muhasebeleştirilirken kasa hesabına giriş yapıldığı oysa bunların bankalar ve pos hesabında kayıt edilmesinin gerektiği, bu kayıtların incelenmesi halinde kasa fazlası oluşmayacağı iddiası karşılığında, vergi müfettişince şirketin tüm mal alışları ve karşılığında yaptığı ödemeleri tek bir şirket ile yapmasına rağmen bu şirket nezdinde karşıt bir inceleme yapılmadığı yine bahsi geçen nakit akışı tek bir banka hesabında olmasına rağmen bankadan herhangi bir bilgi ve belge istenilerek hesapların karşılaştırılmadığı, şirket faal olmasına rağmen günlük iş akışının ne şekilde olduğuna dair herhangi bir araştırma yapılmadığı, şirketin aylık veya yıllık mal alış ve satışlarının hesaplanmadığı anlaşıldığından, belirtilen tespitlerin hiçbirisi yapılmadan, sadece davacı şirket kayıtlarının incelenmesi sonucu ulaşılan tespitlerin eksik incelemeye dayanan tespitler olduğu, tek başına örtülü kazanç dağıtımını açık ve kesin bir şekilde ortaya koyamadığı, dolayısıyla eksik incelemeye dayalı vergi inceleme raporuna dayanılarak tarh olunan katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Davacı şirket adına, kasa hesabının borç bakiyesinde yer alan, günlük ihtiyacı aşan nakit paralara ilişkin faiz hesaplanmadığı ve bu şekilde transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtıldığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca, 2014/12 döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin azaltılmasıyla re’sen tarh edilen 2015/1 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada verilen kabul kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20. maddesi ile re’sen araştırma ilkesinin benimsendiği ve aynı Kanunun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. maddesinde, hakimin özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir konuda bilirkişi incelemesi yaptırmaya yetkili olduğu, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirketin 2014 yılına ilişkin hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu vergi inceleme raporunun düzenlediği, şirkete ait ilgili yılda kasa hesabının borç bakiyesinde yer alan günlük ihtiyacı aşan nakit paralar için faiz geliri hesaplanmadığı, dönem içinde herhangi bir faiz ödemesini içeren fatura düzenlenmediği, yasal defter ve kayıtlarına faiz gelirlerinin aktarılarak beyan edilmediği dolayısıyla transfer fiyatlandırılması yoluyla örtülü kazanç dağıtıldığından bahisle, re’sen dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; yukarıda değinilen mevzuat uyarınca, bilirkişi marifetiyle maddi olayın ortaya konulması gerekirken, eksik inceleme olduğundan bahisle verilen kabul kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle, daire kararına katılmıyoruz.