YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6936
KARAR NO : 2012/45332
KARAR TARİHİ : 07.11.2012
Tebliğname No : 4 – 2009/82406
MAHKEMESİ : Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/05/2008
NUMARASI : 2006/75 (E) ve 2008/385 (K)
SUÇ : Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar müdafiinin temyiz isteminin, sanıklar K.. Y.. ve F.. Y.. hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin kabul edilmesine karşın, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c.maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, davetiye tebliğine, zorla getirme yazılarına rağmen duruşmaya getirilemeyen, kolluk görevlilerince yapılan araştırmalardan ve muhtarlık kayıtlarından da bulundukları yerleri öğrenilemeyen yakınanların, 5271 sayılı CMK’nın 211.maddesi uyarınca dinlenilmelerinden vazgeçilerek soruşturma sırasındaki beyanları ile yetinilmesinde, yasaya aykırı bir yön bulunmadığından tebliğnamedeki bu konuya ilişkin bozma düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Ek savunma hakkı verilmeden, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 234/1.maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226.maddesine aykırı davranılması,
2-Soruşturmanın yapıldığı tarihte geceleyin konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun uzlaşma kapsamında olmaması nedeniyle, yakınanların 22.11.2005 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında ve sanıkların kovuşturma evresinde 30.05.2006 tarihli oturumda uzlaşmak istemediklerine dair ifadelerinin temyiz dışı hakaret ve kasten yaralama suçlarına yönelik olduğu anlaşılmakla, sanıklara atılı geceleyin konut dokunulmazlığının ihlâli suçu 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa’nın 24.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253.maddesinin 1.fıkrasının (b).bendi uyarınca; soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı Olup olmadığına bakılmaksızın uzlaşma kapsamındaki suçlardan olduğu halde, 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca yöntemine uygun bir şekilde uzlaştırma işlemleri yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda yakınanların tazminat istemleri olmadığı gibi, geceleyin konut dokunulmazlığının ihlâli, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçları nedeniyle dosyaya yansıyan maddi zararlarının da belirlenemediği, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetleri olmayan, hükmolunan cezaların türleri ve süreleri itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel durumlarının bulunmadığı anlaşılan sanıkların, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, “şikayetçilerin maddi ve manevi zararlarının giderilmediği (ortak çocuğun teslim edilmediği)” biçimindeki yasal olmayan yetersiz gerekçeyle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.