YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3640
KARAR NO : 2012/4256
KARAR TARİHİ : 27.02.2012
Tebliğname No : 4 – 2007/144573
MAHKEMESİ : Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/05/2007
NUMARASI : 2006/895 (E) ve 2007/286 (K)
SUÇ : Konut Dokunulmazlığını Bozma, Hakaret, Mala Zarar Verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)-Sanık ve katılanın boşanmalarına karar verilen Ankara 1. Aile Mahkemesi’nin 21.03.2006 tarihli kararının suç tarihinden sonra 13.07.2006 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; haklarında ayrılık kararı verilip verilmediği araştırılarak sonucuna göre, boşanma kararı kesinleşmeden önce resmi nikahlı eşi olan katılanın zararına mala zarar verme suçunu işleyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 167. maddesinin 1. veya 2. fıkralarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2)-Kararda, sanık hakkında hakaret ve mala zarar verme suçlarından 5237 Sayılı TCK.nun 125/1. ve 151/1. maddelerinde öngörülen seçenekli yaptırımlardan hapis cezası tercih edilmesinin gerekçelerinin gösterilmemesi,
3)-Sanığın hangi aralıklarla ve hangi tarihlerde katılana hakaret ettiği somut olarak belirlenmeden hakkında bu suçtan tayin edilen cezada 5237 TCK.nun 43. maddesi uyarınca artırım yapılması,
4)-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma, hakaret ve mala zarar verme suçlarında tayin edilen hapis cezalarının 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesi uyarınca ayrı ayrı ertelenmesi gerektiği gözetilmeden birlikte ertelenmesine karar verilmesi,
5)- 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa’nın 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231.maddesi uyarınca; soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olan konut dokunulmazlığını bozma, hakaret ve mala zarar verme suçları ilgili olarak yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezaların tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.