YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20903
KARAR NO : 2012/43261
KARAR TARİHİ : 10.10.2012
Tebliğname No : KYB- 2012/145031
MAHKEMESİ :Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/03/2008
NUMARASI : 2002/381 (E) 2008/171 (K)
SUÇ : Kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık
Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından sanık M.. Ö..’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 116/1, 151/1. maddeleri gereğince 2 yıl hapis, 6 ay hapis ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58/7-8, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 2. ve 4. maddeleri uyarınca cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve İnfazdan sonra 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair, Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2008 tarihli ve 2002/381 esas, 2008/171 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24/05/2012 gün ve 2011/9881-30664 sayılı Kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/06/2012 gün ve 2012/145031 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- Sanığın üzerine atılı konut dokunulmazlığını bozma ile mala zarar verme suçlarının uzlaşma hükümlerine tabi bulunması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Uzlaşma” başlıklı 253. maddesi hükümlerinin öncelikle uygulanması suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan hüküm kurulmasında,
2- Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fıkrasında “Suçunişlendii zaman yürürlükte bulunan Kanun ile sonradan Yürürlüğe giren Kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan Kanun uygulanır ve infaz olunur.” 3. fıkrasında “Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.” şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık hakkında Fatih 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 1999/837 esas, 2000/701 sayılı mahkumiyet hükmü sebebiyle ve tekerrüre esas olduğu gerekçesiyle, suç tarihinde yürürlükle olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejiine göre çektirilmesine ve cezasından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinde, isabet görülmediğinden, 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- 5271 sayılı CMK.’nun 253. maddesinde, 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önce etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar yönünden de uzlaştırmanın mümkün olması ve uzlaşma kapsamında bulunan bir suçun, bu kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağına ilişkin aynı maddenin 3.fıkra son cümlesinin, suç tarihinden sonra 09.07.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5918 sayılı Yasa ile eklenmesi karşısında, suç tarihi itibariyle mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçları uzlaşma kapsamında bulunduğu halde CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yaptırılmadan hükümlülük kararı verilmesi,
2- 765 sayılı Yasanın 81/1.maddesinde, cezada artırım nedeni olan tekerrür, 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin 6. fıkrasında infaz rejimi olarak düzenlenip, aynı yasanın 7/3. maddesinde, hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı belirtilmekle, tekerrür yönünden, infaz hükümlerinin derhal uygulanırlığı ilkesi geçerli olmayıp, sanık lehine olan hükmün uygulanması gerekeceğinden, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 108. maddesinde düzenlenen ve koşullu salıverilme süresinin, süreli hapis cezasında, cezanın dörtte üçü olarak kabul edilmesi suretiyle, infaz koşullarını ağırlaştıran mükerrirlere özgü infaz rejiminin, 5237 sayılı yasanın lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamalarda, aleyhe uygulanamayacağı gözetilmeden, hükmolunan cezaların 5237 sayılı Yasanın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (BAKIRKÖY) 8. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 05.03.2008 gün ve 2002/381, 2008/171 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.