YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24887
KARAR NO : 2012/45775
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
Tebliğname No : 6 – 2011/83617
MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/09/2010
NUMARASI : 2003/1589 (E) ve 2003/3233 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5252 sayılı Kanunun 9/1. maddesi , 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı TCK.nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa uyarlama yargılamasının duruşmalı yapılması zorunlu olup, evrak üzerinde inceleme yapılabilmesi ise ancak belirtilen bu haller dışında söz konusu olabilecektir. Bu itibarla sanık hakkında lehe olan yasanın saptanabilmesi için takdir hakkının kullanılması gerekeceğinden duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Hükümlü hakkındaki Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2003 günlü, 1589-3233 sayılı hükmünün Yargıtay 7. Ceza Dairesinin sanığın temyiz isteminin süresinde olmadığından bahisle reddine dair 07.07.2005 günlü 15940-11908 sayılı ilamı ile kesinleştiği, kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda yapılan ve 5252 sayılı Türk Ceza Yasası’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa’nın 9. maddesinde yöntemi belirlenmiş olan uyarlama yargılaması; sonraki yasanın lehe sonuç doğurup doğurmadığının saptanması, lehe ise uygulanması ile sınırlı, kendine özgü bir yargılama türü olup, bu yargılamada, genel hükümlere göre yapılan ceza yargılaması sürecinde uyarlama yargılamasına konu edilen kesinleşmiş bulunan önceki kararın dışına çıkılmadan, oradaki suça konu sabit kabul edilen eyleme uygulanması olanağı bulunan yeni yasadaki hükümler bütünüyle uygulanıp yeni yasanın lehe sonuç doğurduğunun saptanması halinde hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa hükümlerinin bütün halinde uygulanması gerektiği, 765 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğunun kabulü halinde ise kesinleşen 11.12.2003 günlü, 2003/1589-3233 sayılı mahkumiyet hükmünün değiştirilemeyeceği ve aynen infazına karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, önceki kesinleşen hükümde 765 sayılı TCK’nun 62. maddesi uyarınca yapılan teşebbüs indirimi sonucu bulunan cezada değişikliğe gidilerek, kesinleşen hükümdeki 2 ay süreli netice hapis cezasının yapılan uyarlama yargılaması sonucunda 1 ay 23 gün olarak değiştirilerek belirlenmek suretiyle yeniden hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.