YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20650
KARAR NO : 2012/45799
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
Tebliğname No : 6 – 2011/41485
MAHKEMESİ : İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/03/2010
NUMARASI : 2003/418 (E) ve 2010/184 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların, 30/04/2002 tarihinde gece vakti müştekilerin işyerinin kepengini kırıp içeri girerek hırsızlık yapmaları olayında, lehe olan yasa belirlemesi yapılırken 5237 sayılı TCK’na göre hırsızlık suçunun yanında gece vakti işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarının da oluştuğunun gözetilerek, bu suçlardan da ayrı ayrı 5237 sayılı TCK ‘na göre hüküm kurulması ile belirlenecek ceza miktarına göre lehe olan kanun belirlenerek hüküm kurulmasının gerektiği, gözetilmeden sadece 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesi ile karşılaştırma yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanıklar E.. K.., H.. T.. ve R.. A..’a yüklenen ve alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar için yapılan kovuşturmada, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 16.03.2010 tarihli oturumda zorunlu müdafiileri’nin yokluğunda hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesine aykırı davranılması,
2-Temel ceza üst sınırın altında belirlendiği halde eylemin geceleyin gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCY’nın 143. maddesi uyarınca yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden en üst hadden artırım yapılması,
3-Suça konu tabanca ve kamanın müştekilere nasıl iadesinin sağlandığının araştırılarak, rızai iade’nin varlığı halinde kısmi iadeye rızalarının bulunup bulunmadığının müştekilerden sorulup, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 168/1 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4-Her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderinin ayrı ayrı alınması gerektiği gözetilmeden, müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiileri’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.