Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/18533 E. 2012/45890 K. 14.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18533
KARAR NO : 2012/45890
KARAR TARİHİ : 14.11.2012

Tebliğname No : 6 – 2010/34694
MAHKEMESİ : İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/03/2009
NUMARASI : 2007/389 (E) ve 2009/311 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tebligat Kanunun 21.maddesi uyarınca, 16/07/2009 tarihinde sanığın ikametgah adresine yapılan tebligatın usulüne uygun olmaması nedeniyle, cezaevinde tutuklu bulunan sanığa 04/09/2009 tarihinde yapılan tebliğden itibaren kararın süresinde temyiz edildiği belirlenerek yapılan incelemede,
Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK.nun 62.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken mahkemece gösterilen gerekçe yeterli görülmüş,
09/04/2007 tarihli tutanağa göre, olay günü işyerinden hırsızlık yapıldığının ihbar edilmesi ile görevli polis memurlarının olay yerine intikal etmesi üzerine çevredeki vatandaşların tariflerine göre kaçmaya çalışan sanık T.. Ç..’ın yakalandığının anlaşılmasına ve sanığın tutuklama talebi ile mahkemeye sevk edildiğinde 10/04/2007 tarihinde Şişli 1.Sulh Ceza Mahkemesince yapılan sorgusunda kimlik tespiti yapılarak ifadesinin alındığının belirlenmesi karşısında, tebliğnamedeki 1. nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş,
Sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyetine ilişkin ilamın kesinleşme ve infaz tarihlerini gösteren suretinin getirtilerek 5237 sayılı TCK.nun 58.maddesinin uygulanırlığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
Şikayetçinin işyerinden çalınan eşyalardan televizyonun ele geçirildiği ancak uydu alıcısının bulunamadığı, şikayetçinin 31/10/2007 havale tarihli mahkemeye verdiği dilekçesi ile zararının karşılandığını belirtmesine göre, şikayetçiden zararının karşılanıp karşılanmadığı ve ne zaman karşılandığı hususları sorularak, buna göre 5237 sayılı TCK.nun 168/son maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun kararda tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.