YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24706
KARAR NO : 2012/45893
KARAR TARİHİ : 14.11.2012
Tebliğname No : KYB – 2012/189540
MAHKEMESİ ;İSTANBUL 50.Asliye Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :26/01/2012 – 2008/1026 esas, 2012/82
SUÇ :Hırsızlık
Hırsızlık suçundan sanık C.. T..’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 62.maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58.madesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair (İSTANBUL) 50.Asliye Ceza Mahkemesinin 26/01/2012 tarihli ve 2008/1026 esas, 2012/82 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 06/07/2012 gün ve 2012/11648/40768 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2012 gün ve 2012/189540 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesinin 2.fıkrasında “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” 3.fıkrasında ise “Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz reajimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.” şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık hakkında mahkumiyet hükmü sebebiyle ve tekerrüre esas olduğu gerekçesiyle, suç tarihinde yürürlükte olmayan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
765 Sayılı Yasanın 81/1.maddesinde, beş seneden fazla süreyle mahkumiyet halinde cezanın infaz edildiği ya da düştüğü tarihten itibaren on sene ve diğer cezalarda beş sene içinde başka bir suç işlenmesi halinde, yeni suça verilecek cezada altıda bire kadar artırım yapılacağı, 5237 sayılı Yasanın 58/1.maddesinde ise önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanacağı, bunun için cezanın infaz edilmiş olmasının gerekmediği ve aynı maddenin 6.fıkrasında da tekerrür halinde hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği düzenlenmiş olup, 5237 Sayılı Yasanın 7/3. maddesinde ise hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı belirtilmekle, yeni yasada infaz rejimi kapsamında kabul edilen tekerrür yönünden, infaz hükümlerinin derhal uygulanırlığı ilkesi geçerli olmayıp, sanık lehine olan hükmün uygulanması gerekecektir.
765 sayılı yasada tekerrür, cezada artırım nedeni olarak öngörülmüş iken, yeni yasada öngörülen mükerrirlere özgü infaz rejimi, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 108. maddesinde düzenlenmiş ve koşullu salıverilme süresinin, süreli hapis cezasında, cezanın dörtte üçü olarak kabul edilmesi suretiyle, infaz koşulları ağırlaştırılarak, koşullu salıverilme süresini de etkileyecek şekilde bir infaz rejimi kurumu olarak düzenlenmiştir. Buna göre, 5237 sayılı yasanın lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamalarda, aleyhe olan ve infazı ilgilendiren bu hükmün uygulanma olanağı bulunmadığından, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (İSTANBUL) 50.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 26.01.2012 gün ve 2008/1026, 2012/82 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle hükümde yer alan, “TCK.’nun 58/6. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ilişkin kısmın hüküm fıkrasından ÇIKARTILMASINA, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.