Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/10876 E. 2013/29899 K. 16.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10876
KARAR NO : 2013/29899
KARAR TARİHİ : 16.12.2013

Tebliğname No : 2 – 2008/118982
MAHKEMESİ : Tavşanlı 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/01/2008
NUMARASI : 2007/348 (E) ve 2008/32 (K)
SUÇ : Hakaret, Kasten yaralama

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanıklara yüklenen suçlar kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve kasten yaralama suçları olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK’nın 125/1 maddesinde, hapis ve adli para cezası biçimindeki seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret ve kasten yaralama suçlarından, yasada hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi nedeniyle, seçenekli yaptırımlardan neden hapis cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, hakaret ve kasten yaralama suçları yönünden katılanın bir tazminat talebi bulunmadığı anlaşılmakla, uzlaşma sağlanmaması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sayılamayacağı gözetilerek kayden sabıkasız olan sanıklar hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanıkların kişilik özellikleri
ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, “mağdurun mağduriyetinin giderilmemiş olması ve sevk maddelerindeki suçların uzlaşma kapsamında kalan suçlardan olmaması” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ,
Bozmayı gerektirmiş,sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.