YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10659
KARAR NO : 2012/46033
KARAR TARİHİ : 15.11.2012
Tebliğname No : 2 – 2009/195239
MAHKEMESİ : Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/03/2009
NUMARASI : 2008/911 (E) ve 2009/231 (K)
SUÇ : Konut dokunulmazlığını bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere ve katılan B.. K..’in ifadesine göre, sanıklar Bahtiyar ve T.. K..’in kira bedelinin ödenmemesi ile ilgili tartışma sonucunda evin avlusunun içerisinde ve dışında bulunan camları sopalarla kırarak içeri girmeleri karşısında; suçun cebir kullanılarak işlenmesi nedeniyle TCK’nın 116. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenen nitelikli halin uygulanabilmesi için cebirin konut ya da eklentisine girilmesi sırasında şahıslara karşı kullanılması gerektiği, konutun eklentisine girilmesiyle suçun tamamlanmasından sonra camların kırılmasının ayrı bir suç oluşturduğu ,somut olayda konut dokunulmazlığını bozma suçunu işlerken sanıkların hangi cebir eylemini kullanarak atılı suçu işlediklerine dair kanıtların nelerden ibaret olduğu denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan, sanıklar hakkında aynı kanunun 116.madde, 1.fıkra yerine, yazılı şekilde 116.madde, 4.fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle fazla ceza belirlenmesi,
2- Dosya içeriğine,dinlenen müşteki,sanıklar ve tanık beyanlarına göre sanıkların katılanla kira ilişkisi bulunması, katılanın kira bedelini ödememesi nedeniyle çıkan tartışma sonucunda katılanın evine girmeleri eyleminde, sanıkların kira bedelini almak için yasal yollara başvurma haklarının bulunması nedeniyle sanıklar lehine 5237 sayılı TCK.nun 29.maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulama koşulları bulunmamasına rağmen tahrikten sanıkların cezasından indirim yapılması,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; katılanın sanıklara yüklenen konut dokunulmazlığını bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararının bulunmadığı ,zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden ve sabıkasız olduğu anlaşılan sanıklar hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, “katılanın şikayetinin sürmesi ve zararının tazmin edilmemesi ” biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.