YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25604
KARAR NO : 2012/46071
KARAR TARİHİ : 15.11.2012
Tebliğname No : 2 – 2012/223413
MAHKEMESİ : Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/03/2012
NUMARASI : 2012/3 (E) ve 2012/229 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda, 02.03.2012 tarihinde verilen kararın sanığa 03.05.2012 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, sanık tarafından 07.05.2012 tarihinde temyiz edildiği, mahkemece 31.03.2011 tarihinde kabul edilen 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca 46.00 lira harç yatırılarak makbuzun mahkemeye gönderilmesi gerektiği, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içerisinde harç yatırılıp makbuzu mahkemeye gönderildiğinde dosyanın temyize gönderileceği aksi halde, temyiz isteminden vazgeçmiş sayılarak temyiz talebinin reddine karar verileceğini belirtir ihtarname düzenlenerek 15.06.2012 tarihinde sanığa tebliğ edildiği,sanığın 15.06.2012 tarihli dilekçesi ile maddi durumunun iyi olmadığını, masrafın mahkemece karşılanmasını istediğini belirttiği, anlaşılmıştır.
14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13. maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40 lira harç alınması hükme bağlanmış ve anılan yasa maddesi Anayasa Mahkemesinin 20.10.2011 tarih ve 2011/54-142 sayılı kararı ile iptal edilerek, iptal hükmünün kararın Resmi Gazetede yayımlandığı 29.12.2011 tarihinden başlayarak altı ay sonra (29.06.2012) tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün gerekçesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Adil Yargılanma Hakkı Kapsamında değerlendirdiği, mahkemeye erişim hakkının engellenmemesi bağlamında belirlediği kriterlerden birisi olan, “ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adli yardım sisteminin olması” koşulunun ülkemizde yeterince bulunmamasına dayandırdığı gözetildiğinde, anılan hususun Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi beklenmeksizin temel haklarla ilgili Uluslararası Sözleşmeleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları dikkate alınarak iç hukukta uygulanması gerektiği gözetilerek tebliğnamadeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK.nun 168/1. maddesinin uygulanması sırasında, aynı maddenin ikinci fıkrası da dikkate alındığında, indirim oranının ½’den fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.