YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9839
KARAR NO : 2012/46256
KARAR TARİHİ : 19.11.2012
Tebliğname No : 6 – 2009/292193
MAHKEMESİ : Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/04/2009
NUMARASI : 2007/645 (E) ve 2009/262 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Kolluk tarafından düzenlenen tutanağa göre, müştekiye ait hırsızlık eylemine kalkışıldığı iddia olunan araçta, herhangi bir zorlama izi ve cam kırığına rastlanılmadığının belirtilmesi karşısında, salt şüphe üzerine kolluğu arayan tanık Aydın’ın ihbarı ile yakalanan sanığın atılı suçun işlenmesine yönelik icra haraketlerine başladığının kesinlik kazanmadığı gözetildiğinde, mevcut delil durumu itibariyle,her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği halde, atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2) Kabu ve uygulamaya göre de;
5237 sayılı TCK.nun 50/3.maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4.maddesinde “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Her ne kadar 5237 sayılı TCK.nun 50/6.maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK.nun 50/6.maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.