YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11844
KARAR NO : 2012/46719
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
Tebliğname No : 2 – 2009/155317
MAHKEMESİ : Bursa 4. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/02/2009
NUMARASI : 2008/593 (E) ve 2009/132 (K)
SUÇ : Hakaret, Tehdit
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, kendisine yapılan usulüne uygun tebligata rağmen duruşmalara gelmemesi, cezada takdiri indirim nedenlerinden biri olarak 5237 sayılı TCK’nun 62/2. maddesinde belirtilmiş olan “failin, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları” kavramı kapsamı içinde olması sebebiyle, mahkemenin hukuki nitelendirmesinde ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Diğer temyiz itarazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Karardan sonra yürürlüğe giren 6273 sayılı kanunla, sanığın sabıkasına esas ilamlardaki eylemlerin suç olmaktan çıkarılması sebebiyle sanık hakkında tehdit suçundan hükmolunan 1 ay hapis cezasının, 5237 sayılı TCK.nun 50/3 maddesi gereğince zorunlu olarak aynı maddede yazılı seçenek yaptırımlara dönüştürülmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda yakınanın maddi tazminat talebi bulunmadığı gibi dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa atılı tehdit ve hakaret suçlarından doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı ve adli sicil kaydındaki 3167 sayılı Kanunun 13/1. ve 16/1. maddeleri uyarınca verilmiş mahkumiyetlerine konu eylemlerin, 03.02.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6273 Sayılı Kanun ile idari yaptırıma dönüştürülüp suç olmaktan çıkarılmış olduğu anlaşılan sanık hakkında, 5271 Sayılı CYY.nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “sanığın yakınanın zararlarını karşılamadığı” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.