YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10959
KARAR NO : 2012/47024
KARAR TARİHİ : 28.11.2012
Tebliğname No : 2 – 2009/142251
MAHKEMESİ : Çermik Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/01/2009
NUMARASI : 2008/39 (E) ve 2009/3 (K)
SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık hakkında katılan Berivan’a karşı hakaret suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada beraat kararı verilmesi ile Berivana karşı kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada mahkumiyet kararı verilmesine ilişkin kararlara yönelik Y.. D..’in temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında katılan Berivan’a karşı hakaret ve katılan Yusuf’a karşı kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçlarını işlediği iddiasıyla açılan davada beraat hükümleri kurulduğu, Berivan’a karşı kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada ise mahkumiyet hükmü kurulduğu, katılan Y.. D..’in temyiz isteminin bu hükümlerin tamamını kapsadığı belirlenerek yapılan incelemede,
Katılan Berivan’a karşı işlendiği belirtilen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma ve hakaret suçlarının mağdurunun Berivan olduğu, suçtan zarar görmeyen Y.. D..’in belirtilen suçlarla ilgili katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, söz konusu hükümleri temyiz etme hakkı olmayan Y.. D..’in temyiz isteğinin 1412 Sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanık hakkında katılan Yusuf’a karşı kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada beraat hükmü kurulmasına yönelik katılan Y.. D..’in temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III-Sanık hakkında katılan Berivan’a karşı kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada mahkumiyet hükmü kurulmasına yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Hapis cezası ertelenen sanığın bir yıl süreyle denetim altında bulundurulmasına karar verilirken, uygulanan kanun maddesinin 5237 Sayılı TCK’nın 51/3.maddesi olarak gösterilmesi yerine aynı Kanun’un 53/1.maddesinin yazılması, mahallinde düzeltilebilir sonuca etkili olmayan yazım hatası olarak kabul edilmiş, uygulamaya ilişkin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Olay tarihinde evli bulunan sanık ile katılan Berivan arasında boşanma davasının devam ettiği ve ayrı yaşadıkları, katılanın sanığa olan kızgınlığı ve boşanma isteği sonucunda sanıkla konuşmak istememesinin, sanığın sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla sık sık katılanı aradığı anlamına gelmeyeceği, incelenen telefon görüşme dökümlerinden de aramaların bir kısmının karşılıklı ve konuşma sürelerinin uzun olduğunun anlaşılması karşısında, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının olayda gerçekleşmediği gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11–250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın tazminat talebi olmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararının da bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, “sanığın üzerine atılı suçun niteliği gereği mağdurun uğrayacağı zararların etkilerinin psikolojik olacağı ve uğranılan zararın tazmin suretiyle tamamen giderilebilme imkanı olmadığı” biçimindeki yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.