Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/27830 E. 2012/17976 K. 02.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/27830
KARAR NO : 2012/17976
KARAR TARİHİ : 02.07.2012

Tebliğname No : 2 – 2009/28695
MAHKEMESİ : Menemen Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/10/2008
NUMARASI : 2008/165 (E) ve 2008/591 (K)
SUÇ : Hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanığa atılı gıyapta hakaret suçunun oluşabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerektiği ve müştekinin gösterdiği tanıklardan İ.. O.. ve M. S. hakaret içeren sözleri duyduklarını belirtmeleri karşısında, 15/04/2007 tarihli genel kurul tutanağında imzası bulunan bakanlık temsilcilerinden M. Yüksel, M. Y.ve K.K. dinlenmedikleri, bu şekilde ihtilat unsurunun ne şekilde oluştuğu karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a-Sanığa atılı gıyapta hakaret eyleminin, S.S H.konut yapı kooperatifi’nin genel kurul toplantsının, Ulukent belde belediyesine ait kapalı düğün salonunda gerçekleştiğinin 15/04/2007 tarihli genel kurul tutanağı, sanık savunması, tanık beyanları ve dosya kapsamından anlaşılmasına karşın, kooperatifin genel kurulunun yapıldığı kapalı düğün salonunda aleniyet unsurunun ne suretle oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, 5237 sayılı TCY.nın 125/4.maddesinin uygulanması,
b-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “zararın karşılanmadığından” biçimindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02/07/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.