YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/37135
KARAR NO : 2012/42126
KARAR TARİHİ : 26.09.2012
Tebliğname No : 2 – 2009/104492
MAHKEMESİ : Yenipazar(Aydın)(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/11/2008
NUMARASI : 2008/61 (E) ve 2008/138 (K)
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 123 ve 43.maddeleri uygulanarak belirlenen 3 ay 22 gün hapis cezasından, aynı Kanunun 62.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldıktan sonra sanığın 3 ay 3 gün yerine 2 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
I-Sanığın, aralarında öğrenci taşıma rekabeti bulunan başka bir kooperatife ait minibüsün önüne geçip, içinde öğrencilerin bulunduğu minibüsün şoförü ile bu konu yüzünden tartıştığı, öğrencilere kendisine ait minibüse binmeyi telkin ettiği, tartışmalar nedeniyle öğrencilerin ders ve psikolojik durumlarının olumsuz etkilendiğinin iddia edildiği olayda, sanığa yüklenen kişilerin huzur ve sükunun bozma suçu öğeleri yönünden oluşmadığı halde, sanık hakkında atılı suçtan hükümlülük kararı verilmesi,
II-Kabule göre de;
1-5237 sayılı TCK’nın 123.maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçunun aynı yer veya ortamda bulunan kişilere karşı işlenmesi halinde de eylemin tek suç olacağı gözetilmeden aynı kanunun 43.maddesi uyarınca artırım yapılarak sanığa fazla ceza verilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11–250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği, olayda katılan ve yakınanların tazminat talepleri bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararın da bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “suçun işlenmesiyle mağdurların uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmediği anlaşıldığından, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmadığı sabıka kaydından anlaşılmasına rağmen ve mahkememizce yapılan yargılama neticesinde kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulduğunda yeniden suç işlemeyeceği hususunda vicdani kanaate varılmasına rağmen” biçimindeki yasal olmayan gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.