Danıştay Kararı 4. Daire 2017/4128 E. 2021/7714 K. 01.12.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2017/4128 E.  ,  2021/7714 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/4128
Karar No : 2021/7714

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, vergi inceleme raporuna istinaden, sahte fatura kullandığından bahisle 2010/3,5,8,9,10,11 dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacıya fatura düzenleyen Göztepe Vergi Dairesi mükellefi T.H. … Yapı Taah. ve …. Çel. San. Tic. Ltd. Şti. ile Kozyatağı Vergi Dairesi mükellefi … Elek. Met. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporlarında yer alan tespitlerin, düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığını kanıtlamaya yeterli olmadığı anlaşıldığından, vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının fatura aldığı T.H. … Yapı Taah. ve Dem. Çel. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile özel usulsüzlük cezası yönünden, davalı tarafından ileri sürülen iddiaların istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının bu kısımlarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği; davacıya fatura düzenleyen … Bilg. Elek. Met. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunun incelenmesinden, düzenlenen faturaların sahte oldukları anlaşıldığından, söz konusu faturalar nedeniyle re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kısmen kabul, kısmen reddine, Mahkeme kararı kısmen kaldırılarak davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Mal ve hizmet alımlarının 2010 yılında gerçekleştiği, ilgili yılda alt firma hakkında herhangi bir olumsuz tespit bulunmadığı, ödemelerin banka aracılığıyla yapıldığı, bir kişinin birden çok şirkette ortaklığının bulunması ya da yetkili olmasının düzenlenen faturaların sahte olduğunu sonucunu doğurmayacağı, somut tespit bulunmadığı, temyize konu kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI: Kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un “İdare ve Vergi Mahkemelerinin Oluşumu” başlıklı 4. maddesinde; idare ve vergi mahkemelerinde birer başkan ile yeteri kadar üye bulunacağı, mahkeme kurullarının başkan ile iki üyeden oluşacağı, başkanın yokluğunda kıdemli üyenin başkana vekillik edeceği hükümlerine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kapsam ve Nitelik” başlıklı 1. maddesinin 2. fıkrasında; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinde yazılı yargılama usulünün uygulanacağı ve incelemenin evrak üzerinde yapılacağı, “Davaların Karara Bağlanması” başlıklı 22. maddesinde de; konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, 15. maddede sayılan sebeplerden biri ile veya yargılama usullerine ilişkin meselelerde azınlıkta kalanların işin esası hakkında da oylarını kullanacakları ve azınlıkta kalanların görüşlerinin kararların altına yazılacağı belirtilmiştir.
Aynı Kanunun “Tutanaklar” başlıklı 23. maddesinde; her dava dosyası için görüşmelere katılan başkan ve üyelerin, Danıştay’da düşünce veren savcının, tetkik hakiminin ve tarafların ad ve soyadlarını, incelenen dosya numarasını, kısaca dava konusunu ve verilen kararın neticesini, çoğunlukta ve azınlıkta bulunanları gösteren bir tutanak düzenleneceği, bu tutanakların görüşmelere katılanlar tarafından aynı toplantıda imzalanacağı ve dosyalarında saklanacağı düzenlenmiştir.
Yine anılan Kanunun “Kararlarda bulunacak hususlar” başlıklı 24. maddesinin (h) bendinde, kararlarda kararı veren mahkeme başkan ve üyelerinin veya hakiminin ad ve soyadları ile imzaları ve varsa karşı oylarının belirtileceği hükme bağlanmıştır.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’nun “Güvenli Elektronik İmza” başlıklı 4. maddesinde, Güvenli elektronik imzanın; a) Münhasıran imza sahibine bağlı olan, b) Sadece imza sahibinin tasarrufunda bulunan güvenli elektronik imza oluşturma aracı ile oluşturulan, c) Nitelikli elektronik sertifikaya dayanarak imza sahibinin kimliğinin tespitini sağlayan, d) İmzalanmış elektronik veride sonradan herhangi bir değişiklik yapılıp yapılmadığının tespitini sağlayan elektronik imza olduğu kurala bağlanmış olup, “Güvenli elektronik imzanın hukuki sonucu ve uygulama alanı” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrası da, Güvenli elektronik imzanın, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğuracağı şeklindedir.
Bu maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, kararda imzası bulunması gereken başkan ve üyelerin, kararın verildiği toplantıya katılan ve bu toplantıda düzenlenen tutanakta imzası bulunan başkan ve üyeler olması gerektiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; istinafa konu mahkeme kararına ait görüşme tutanağında adı geçen üye …’ın gerek görüşme tutanağında ve gerekse mahkeme kararında imzasının bulunmadığı, bunun yerine görüşme tutanağına “imzada bulunamadı” kaşesinin vurulduğu ve mahkeme kararının bu üye yerine üye … tarafından imzalandığı; UYAP ortamında da, yine görüşme tutanağında adı geçen üye …’ın e-imzasının bulunmadığı ve mahkeme kararının bu üye yerine üye … tarafından e-imza ile imzalandığı görülmüştür.
Yukarıda belirtilen Kanun hükümlerinden anlaşılacağı üzere, üç kişi ile yapılacak olan toplantıda kararın oluşabilmesi için en az iki üyenin aynı yönde oy kullanması ve varsa karşı oy kullanan üyenin belirtilmesi suretiyle kararın oluşturulması gerekmektedir. İstinafa konu Vergi Mahkemesi kararında ise bu koşulun sağlanamadığı görüldüğünden, 2577 sayılı Kanunun öngördüğü şekilde usulüne uygun alınmış bir kararın oluştuğundan söz edilemez.
Bu durumda, usulüne uygun alınmamış Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine verilen Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 01/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.