Danıştay Kararı 10. Daire 2019/6647 E. 2021/5948 K. 30.11.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/6647 E.  ,  2021/5948 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/6647
Karar No : 2021/5948

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, özel bir tıp merkezinde çalışmak üzere adına düzenlenen mesul müdürlük ve çalışma belgesinin iptaline ilişkin … Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve …. sayılı işleminin yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine bu işlem sebebiyle uğranıldığı iddia edilen zarara karşılık 35.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince; işlem sebebiyle uğranıldığı iddia edilen zararın ispatlanamadığı, bu nedenle maddi tazminat isteminin kabulünün mümkün olmadığı, manevi tazminata hükmedilebilmesi için ise gereken koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, çalışma belgesi ve mesul müdürlük belgesinin iptaline ilişkin işlemin yargı kararı ile iptal edildiği, kararın temyiz edilmeksizin 09/09/2014 tarihinde kesinleştiği, yargı kararı ile hukuka aykırılığı ortaya konulan bu işlem sebebiyle zarara uğradığı, Mahkemece zararının tazminine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı Özel … Dahiliye Dal Merkezinde mesul müdür ve pratisyen hekim olarak görev yapmakta iken, … Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile hakkında kaçakçılık suçundan mahkumiyet kararı bulunduğundan ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 28. maddesi hükmü gereği hekimlik mesleğini icra edemeyeceğinden bahisle mesul müdürlük ve çalışma belgesinin iptali için belgelerinin iade edilmesi istenilmiştir.
Anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Karar taraflarca temyiz edilmeden 09/09/2014 tarihinde kesinleşmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, 13/10/2014 tarihinde … Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü kayıtlarına giren dilekçeyle davalı idareye müracaat edilmiş ve yargı kararı ile iptal edilen işlem sebebiyle hekimlik mesleğini icra edememesinden kaynaklı ortaya çıktığı iddia edilen zarara karşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesi istenilmiştir.
Davacının başvurusunun zımnen reddi üzerine, 35.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle 16/01/2015 tarihinde bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış olduğu hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun’un “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde, “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” kuralına yer verilmiştir. Bu maddede göndermede bulunulan “Üst makamlara başvurma” başlıklı 11. maddede ise -davacının idareye başvuru yaptığı tarihte yürürlükte olan ve uygulanan haliyle-, “İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından, mesul müdürlük ve çalışma belgesinin iptali yönünde tesis edilen idari işlemin yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine bu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılan bu dava, iptal davası üzerine açılan tam yargı davası mahiyetindedir.
İdari işlemden kaynaklanan tam yargı davasının açılmasına ilişkin usulün düzenlendiği 2577 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre, zarara neden olan işlemin iptali için ayrı dava açıldığı durumlarda bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği üzerine altmış gün içinde tam yargı davası açılması veya Kanun’un 11. maddesi gereği aynı süre içerisinde idareye başvurulması ve idarenin verdiği cevap üzerine kalan sürede dava açılması mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden, zarara neden olduğu iddia edilen davacının mesul müdürlük ve çalışma belgesinin iptaline ilişkin işlemin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararı ile iptal edildiği, anılan kararın taraflarca temyiz edilmeyerek 09/09/2014 tarihinde kesinleşmesi üzerine davacı tarafından 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi hükmü uyarınca 13/10/2014 tarihinde tazminat istemiyle davalı idareye başvurulduğu, böylece 09/09/2014 tarihini takip eden günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresinin durduğu, istemin idarece cevap verilmeyerek 12/12/2014 tarihinde zımnen reddedilmesi üzerine de dava açma süresinin yeniden işlemeye başladığı, buna göre davacı tarafından yasal süresi içerisinde en son 07/01/2015 tarihinde tam yargı davası açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 16/01/2015 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz istemi üzerine incelenen, davanın reddine ilişkin …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
3. 2577 sayılı Kanun’un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.