Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/23045 E. 2011/41592 K. 15.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23045
KARAR NO : 2011/41592
KARAR TARİHİ : 15.12.2011

Tebliğname No : 11 – 2009/130280
MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/12/2008
NUMARASI : 2008/128 (E) ve 2008/729 (K)
SUÇ : Kişilekrin huzur ve sükununu bozmak ve hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içerisindeki iletişim tespit tutanakları, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın 16.01.2007 ve 17.01.2007 tarihlerinde de iki şer kez telefonla mesaj çekme ve arama eylemlerini sürdürmesi karşısında zincirleme işlenen suçun 5237 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden sonra da devam ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca lehe olan kanunun belirlenmesi için denetime elverişli biçimde yasa karşılaştırması yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Sanık hakkında hakaret suçundan 5237 Sayılı TCK’nun 125/1.maddesi gereğince tayin olunan 150 gün adli para cezasından aynı yasanın 43.maddesi gereğince 1 /4 oranında artırım yapılırken 187 gün adli para cezası yerine hesap hatası sonucu 225 gün adli para cezasına ve sonuç olarak 3.740 TL yerine 4500 TL adli para cezasına hükmedilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın bir tazminat talebi bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde
sanığa yüklenen hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçlarından doğan herhangi bir maddi zararının da bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “katılanın zararlarını karşılanmadığı” biçimindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.