Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/27313 E. 2011/41627 K. 15.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/27313
KARAR NO : 2011/41627
KARAR TARİHİ : 15.12.2011

Tebliğname No : 4 – 2009/89350
MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/12/2008
NUMARASI : 2008/792
SUÇ : Hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın tazminat talebi olmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen hakaret suçundan doğan herhangi bir maddi zararının bulunmadığı da gözetilerek kayden sabıkasız olan ve 18.12.2008 tarihli celsede “mahkumiyet kararı verilmesi halinde CMK’nun 231.maddesinin uygulanmasını” isteyen sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “bozma sonrası yapılan yargılama aşamasında sanık CMK’nun 231.maddesinin lehe uygulanmasını talep etmediğinden” biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK.nun 34/1, 230. ve 1412 sayılı CMUK.nun 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması gerektiği halde sanık hakkında hükmedilen hapis cezası 647 Sayılı Yasanın 4.maddesi gereğince adli para cezasına çevrilirken ve aynı yasanın 6.maddesi gereğince ertelenmesine karar verilirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.