YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/13612
KARAR NO : 2010/17094
KARAR TARİHİ : 27.05.2010
Tebliğname No : 2 – 2007/168357
MAHKEMESİ : Çayeli Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/03/2007
NUMARASI : 2007/51
SUÇ : Kasten yaralama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6.maddesinin a bendinde yazılı “ kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin 3. fıkrasında “tekerrür halinde sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezasıyla adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunacağı” ve aynı kanunun 50. maddesinin 2. fıkrasında ise “suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde hapis cezasına hükmedilmişse bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği” düzenlenmiş olup bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında mükerrir olması nedeniyle yasada seçenek olarak öngörülen yaptırımlardan zorunlu olarak hapis cezasına hükmedilmiş olması nedeniyle bu kısa süreli hapis cezasının aynı Kanunun 50/1 maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesine bir engel bulunmadığı gözetilerek; sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler değerlendirilerek belirlenen kısa süreli hapis cezasının aynı maddede belirtilen adli para
cezası ya da önlemlerden birisine çevrilmesi gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde 50/2 ve58/3.maddeleri gereğince para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.