Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/8320 E. 2011/41708 K. 15.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/8320
KARAR NO : 2011/41708
KARAR TARİHİ : 15.12.2011

Tebliğname No : 2 – 2008/185838
MAHKEMESİ : Tutak Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/04/2008
NUMARASI : 2008/43 (E) ve 2008/55 (K)
SUÇ : Elektrik Enerjisi Hırsızlığı

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın sabıkalarına esas ilamı nedeniyle, hakkında 5237 sayılı TCK’ nun 58. Maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yakınan kurum görevlileri tarafından düzenlenen 27.01.2008 tarihli kaçak elektrik tesbit tutanağında, “harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının belirtilmiş olması, sanığın atılı suçlamayı kabul etmeyerek, 2007 yılı Kasım ayından 2008 yılı Ocak ayı sonuna kadar köyde olduğunu, faturalarını düzenli olarak ödediğini savunması karşısında; sanığın suça konu sayacın bulundu evde hangi tarihten itibaren oturmaya başladığı, muhtarlık kayıtları ile telefon, su faturalarından ve kolluk aracılığıyla araştırılarak keşifte belirlenen kurulu güce göre suç tarihinden önceki ve sonraki bir yıllık dönemi içeren tüketim belgelerinin ayrıntılı olarak karşılaştırılması yapılarak suç tarihinden önceki dönemde kaçak kullanımı gösteren belirgin bir düşme ve evdeki kurulu güce uygun bir tüketim olup olmadığı, sanığın evde oturduğu sürenin uzunluğu dikkate alındığında harici hattın farkedilip edilemeyeceği, hususunda elektrik bilirkişisinden yeniden rapor aldırılarak, sonucuna göre
sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve soyut değerlendirmeyi içeren yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.