DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1419 E. , 2021/2682 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1419
Karar No : 2021/2682
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
(Mülga … Bakanlığı)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Derneği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 01/12/2020 tarih ve E:2017/372, K:2020/5511 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı “Antrepodan Transiti Yasak Eşya” konulu işleminin “antrepo rejimine tabi tutulmuş alkollü içkilerin antrepo rejimine tabi tutulmasını müteakip yeniden bir iç gümrüğe veya yurt dışına transit rejimi altında taşınmasına izin verilmemesine” ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 01/12/2020 tarih ve E:2017/372, K:2020/5511 sayılı kararıyla;
4458 sayılı Kanun’un 55. maddesinde, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına yasaklama veya kısıtlamalar getirilmesi konusunda özel bir düzenleme yapıldığı ve eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına yasaklama veya kısıtlamalar koyma yetkisinin sadece Bakanlar Kuruluna tanındığı; 84. maddesinin 5. fıkrasında ise, transit rejimine ilişkin genel hükümlerin düzenlendiği ve transit eşyanın cinsine, niteliğine ve taşımanın özelliğine göre transit rejimine ilişkin düzenlemeler yapılması konusunda Müsteşarlığa yetki verildiği,
Bu çerçevede, Kanun’un 84. maddesinin, anlamı yorum yoluyla genişletilmek suretiyle, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına yasaklama veya kısıtlamalar koyma yetkisini Müsteşarlığa da tanıyan bir düzenleme olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
Her ne kadar dava konusu işlemde, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 84. maddesine atıfta bulunularak işlemin bu madde çerçevesinde yapıldığı ifade edilse de, yurt dışından ithal edilen yabancı menşeili alkollü içkilerin antrepo rejimine tabi tutularak bir antrepoya alınması ve burada elleçleme işlemi yapılarak (etiketleme, bandrolleme, yeniden ambalajlama ve tasnif etme vs. işlemler) transit rejimi kapsamında Türkiye Gümrük Bölgesi dışına yeniden ihraç edilmesi işleminin, Gümrük Kanunu’nun 3. maddesinde yer alan tanım kapsamında “gümrükçe onaylanmış bir işlem” olduğu, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma kısıtlama getirme yetkisinin ise Gümrük Kanunu’nun 55. maddesi uyarınca Bakanlar Kuruluna ait olduğu,
4458 sayılı Kanun’un 55. maddesi hükmü uyarınca Bakanlar Kurulunun tesis etmeye yetkili olduğu, ancak söz konusu hükme açıkça aykırı olarak, davalı Ticaret Bakanlığınca (Mülga Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca) tesis edilen antrepo rejimine tabi tutulmuş alkollü içkilerin antrepo rejimine tabi tutulmasını müteakip yeniden bir iç gümrüğe veya yurt dışına transit rejimi altında taşınmasına izin verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı,
gerekçesiyle anılan işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Gümrük Kanunu’nun 84. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca Bakanlıklarına transit rejimi özelinde verilen yetkilerin, aynı Kanun’un 55. maddesi ile Bakanlar Kuruluna genel olarak verilen yetki ile çelişmediği; gümrük idaresinin, Türkiye Gümrük Bölgesi ile diğer ülkeler arasında taşınan eşyanın giriş, çıkış, transit, aktarma ve nihai kullanımını ve serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın durumunu düzenleyen gümrük mevzuatı ve diğer mevzuatın doğru uygulanmasını sağlamak için gerekli görülen gümrük kontrollerini gümrük mevzuatının belirlediği esaslar çerçevesinde yerine getirmekle yükümlü olduğu ve Gümrük Kanunu’nun 10 . maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükmü uyarınca gümrük mevzuatının doğru olarak uygulanması için gerekli gördüğü bütün önlemleri almaya yetkili olduğu; bu çerçevede, dava konusu işlemde Gümrük Kanunu’nun ilgili hükümlerine aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 01/12/2020 tarih ve E:2017/372, K:2020/5511 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 29/11/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Ticaret Bakanlığı, 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararmamesi ile belirlenen görevler çerçevesinde faaliyet göstermektedir. Buna göre, söz konusu Kararnamenin “Görev” başlıklı 441. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde; “Gümrüklü yer ve sahalarda koordinasyonu sağlamak ve kamu düzeninin bozulmasını önleyecek tedbirleri almak,” ve “Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü” başlıklı 451. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; “a) Gümrüklü yer ve sahalarda kamu düzeninin bozulmasını önleyecek tedbirleri almak, buraların takip ve muhafazasını sağlamak, gerektiğinde müdahalede bulunarak durumu adli mercilere intikal ettirmek,” görev ve yetkileri Ticaret Bakanlığına verilmiştir.
Gümrük Kanunu’nun 89. maddesinde, 55. maddesinin 2. fıkrasında ve 56. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen hallerde, transit rejimi kapsamında taşınan eşyanın gümrük muayenesine tabi tutulması, teminat alınması, eşyanın memur eşliğinde sevki veya diğer önlemler alınması hususlarında düzenleme yapmaya Müsteşarlığın (703 sayılı Kanun Hukukunda Kararname’nin 216. maddesi uyarınca Ticaret Bakanlığının) yetkili olduğu; 84. maddesinin 5. fıkrasının ikinci cümlesinde de Müsteşarlığın transit eşyanın cinsine, niteliğine ve taşımanın özelliğine göre veya Türkiye’nin uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülükleri çerçevesinde, bu Bölümdeki madde hükümlerine bağlı kalmaksızın transit rejimine ilişkin düzenlemeler yapılması konusunda yetkili olduğu açıkça belirtilmiştir.
Buna göre, gerek 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde gerek Gümrük Kanunu’nun ilgili maddelerinde Ticaret Bakanlığına yetki verilmiştir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 55. maddesinin ikinci fıkrasında her ne kadar “Bakanlar Kurulu; kamu ahlakı, kamu düzeni, kamu güvenliği, insan, hayvan ve bitki sağlık ve hayatlarının korunması, sanatsal, tarihi veya arkeolojik değeri olan ulusal hazinelerin korunması, fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması gerekçeleri ile eşyanın gümrükçe onaylanmış hir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına yasaklama veya kısıtlamalar koyabilir.” denilmiş ise de yine aynı Kanun’un 89. maddesi ile 55. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hallerde düzenleme yapmaya Müsteşarlığın yani Ticaret Bakanlığının yetkili olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır.
Bu nedenle, dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bulunarak iptaline ilişkin Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmış olup, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, onama kararına katılmıyoruz.