Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/2983 E. , 2021/4137 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2983
Karar No : 2021/4137
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, … Başkanlığı … Bürosunda memur olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4/1-(g) maddesi uyarınca Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı … Başkanlığı kararının iptali ile görevden uzaklaştırılma tarihinden itibaren alamadığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının örgütün gizli haberleşme programı olan bylock kullanıcısı kaydı olduğu ve Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesince hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeniyle görülen davada mahkumiyet kararı verildiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı ortaya konulan davacının 667 sayılı KHK’nın 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık ve hukuka aykırılığı saptanamayan işlem nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi hak kayıplarının davalı idarece tazmin edilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, disiplin soruşturması açılmadan ve savunması alınmadan tesis edilen işlemle savunma hakkı, adil yargılanma hakkı ve silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği, işlendiği zaman kanunda suç olarak tanımlanmayan legal faaliyetlerin terör örgütü ile iltisak ve irtibatına delil olarak kabul edilmesiyle hukuk devleti, hukuki güvenlik ve suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkelerinin ihlal edildiği, Bylock kullanıcısı olmadığı, yasa dışı delil niteliğinde olan Bylock delilinin iltisak, irtibat değerlendirmesinde hükme esas alınamayacağı, dava konusu işleme dayanak somut hiçbir bilgi, belgenin bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinde; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar ile irtibatı, iltisakı, üyeliği veya mensubiyeti olduğu değerlendirilen personelin, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayı ile kamu görevinden çıkarılacağının öngörüldüğü, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün irtibat aracı olan Bylock isimli haberleşme programını kullandığının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 14/12/2016 tarihli yazısı ile idareye bildirildiği, davacının bu yapı ile ilgisi olduğuna dair sosyal çevre bilgisi, tanıkların beyanları ve soruşturma kapsamında diğer kurum ve kuruluşlardan gelen belgeler dikkate alınarak davacının, söz konusu yapı ile kamu görevinde kalmasıyla bağdaşmayacak nitelikte bağı olduğu değerlendirilerek tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacının yazılı ve sözlü savunmasının alındığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının esas yönünden gerekçe eklenmek suretiyle onanması, vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
UYUŞMAZLIĞIN ESASINA YÖNELİK DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ:
Hukuki Değerlendirme:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Diğer yandan, davacı tarafından dava konusu işlem tesis edilirken hiçbir belge sunulmadığı ve tarafına savunma hakkı tanınmadığı ileri sürülmekte ise de; 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edilen dava konusu işlem, disiplin cezası niteliğinde olmayıp “göreve son” müessesesinin bir örneği olduğundan bu şekilde göreve son verme halinde ilgililerin savunmasının alınması zorunlu olmamakla birlikte; İdare Mahkemesince verilen ara kararı üzerine davalı idarece dosyaya sunulan dava konusu işleme dayanak bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davalı idarece kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edilirken davacının yazılı ve sözlü savunmasının alındığı anlaşıldığından davacının anılan iddiasına itibar edilmemiştir.
Öte yandan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan ”…bu kapsamda sanığın adına kayıtlı olan … numaralı hattın BTK kayıtları getirtilerek mahkememizce gerekli inceleme ve karşılaştırma işlemlerinin yapıldığı, CGNAT kayıtları itibariyle … numaralı hattın bylock sistemine ilk defa bağlandığı tarihinin 15/08/2014 saat 18:44:59 olduğu, İP adresinin …olduğu, baz bilgisinin de … Sosyal Tesisleri’nin girişi … Yanı … Ankara olduğu, yine CGNAT kayıtları itibariyle sisteme toplamda 1612 defa giriş yapıldığı, son giriş tarihinin 10/11/2014 saat 21:29:16 olduğu, İP adresinin … olduğu, baz bilgisinin ise … Mah. … Ankara olduğu, söz konusu kayıtların gerek dosya içerisinde buluanan GPRS ( özel İP dahil ) ve gerekse iletişim baz kayıtları itibariyle birbirleri ile açıkça uyumlu olduğu, özellikle sanığın iş yeri olan … Mahkemesi’nin bulunduğu yerde ve … ilçesindeki ikametinin bulunduğu yerden çok sayıda sinyal ve baz bilgisinin bulunduğu, yine özellikle sanığın gündüz iş saatlerinde Anayasa Mahkemesi’nin bulunduğu yerden bylock programına girdiği, yine akşam saatleri itibariyle de işten çıktıktan sonra ikametinin bulunduğu … ilçesinden çok sayıda sinyal kaydının bulunduğu, yine bunun yanında sanığın adına kayıtlı olan … numaralı hat üzerinden de internet aboneliği şeklinde bylock tespitinin yapıldığı, buna ilişkin ID tespit ve değerlendirme tutanağının bulunduğu, … ID numarasına ait söz konusu tespit ve değerlendirme tutanağında kullanıcı adının ” … ” olduğu, yine şifrenin ” … ” olduğu, adının ” … ” olduğu, söz konusu ID’ye bylock sisteminde “…, …” şeklinde isimler verildiği, söz konusu ID’nin şifresinde sanığın daha evvel görev yapmış olduğu … ilinin kodu olan … numarası ile yine sanığın nüfusunun kayıtlı olduğu … ilinin kodunun bulunduğu, yine söz konusu İD’ye verilen isimler nazara alındığında sanığın isminin başharfi ile soyadının verilerek bu şekilde kombine yapıldığı, yine sanığın kendi ismi ile en son görev yaptığı … ilinin adının kombine edilerek söz konusu ID’ye isim verildiğinin anlaşıldığı, söz konusu ID’ye ait herhangi bir yazışma kaydının bulunmadığı, yine … isimli Silivri 4 Nolu L Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda görevli şahsın ve yine … isimli … Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda görev yapan şahsın … ID tarafından bylock sistemi üzerinden arandığına ilişkin kayıtların mevcut olduğu, yine N.Y.U. isimli şahsın bylock sistemi üzerinden … ID’yi aradığına ilişkin kayıtlarında mevcut olduğu, söz konusu şahısların sanığın daha evvel görev yaptığı yerde çalışan şahıslar oldukları.. dosya kapsamında sanığın ID tespit ve değerlendirme tutanağında ekli .. ID’ye ait tespit ve değerlendirme tutanağının Burdur CBS tarafından Ankara CBS’ye 30/06/2017 tarihli yazı ile gönderildiği, söz konusu ID’nin … ve … isimli şahıslara ait olduğu, duruşmada sanığın savunmalarında … ve … isimli şahısları tanımadığına ilişkin savunmalarda bulunduğu anlaşılmış ise de … ID tarafından bylock sisteminde sanığa “…” şeklinde isim verildiği, yine söz konusu ID’ye ait yazışmalarında söz konusu yazı ekinde mevcut olduğu, söz konusu yazışmalarda özet olarak yapılan örgütsel faaliyetler ile ilgili bilgi paylaşımının yanı sıra örgüt üyelerinin moral ve motivasyonunu yüksek tutacak bir takım yazışmaların mevcut olduğu anlaşılmakla..” tespitleri dikkate alındığında davacının örgütün gizli haberleşme programı olan Bylock programını kullandığı sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacı hakkında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan dolayı … Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada mahkumiyet kararı verildiği hususu hükme esas alınmış ise de, davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi ve davacı hakkında terör örgütü üyesi algısı oluşturacak bir yaklaşım ortaya koyması masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
MAHKEME KARARININ DAVALI İDARE LEHİNE VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİNE İLİŞKİN KISMINA YÖNELİK TEMYİZ İNCELENMESİ:
İlgili Mevzuat:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollama yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde ise, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlık ücreti” başlıklı 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği; 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, 02/11/2011 tarih ve 28103 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 6. maddesi ile, idareleri idari yargı mercilerinde temsil etme yetkisi, hukuk birimi amirlerine, muhakemat müdürlerine, hukuk müşavirlerine ve avukatlara tanınmış; aynı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14. maddesinde ise, “Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekâlet ücreti takdir edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Hukuki Değerlendirme:
Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; avukat olmasalar dahi hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri ve hukuk müşavirleri tarafından takip edilip idareler lehine sonuçlanan davalarda, ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idarenin davasını 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede sayılanlardan herhangi biriyle değil, Anayasa Mahkemesi Genel Sekreteri ile takip ettiği ve dosya kapsamından anılan Kanun Hükmünde Kararnamede sayılanlar tarafından hukuki yardımda bulunulmadığı görüldüğünden, İdare Mahkemesi kararında davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddi ile davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın uyuşmazlığın esasına yönelik kısmı yönünden yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA,
2. Davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden kısmı yönünden BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 29/11/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.