Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/8667 E. 2010/28645 K. 18.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/8667
KARAR NO : 2010/28645
KARAR TARİHİ : 18.10.2010

Tebliğname No : 2 – 2008/144576
MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/01/2008
NUMARASI : 2008/16
SUÇ : Elektrik hırsızlığı

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Samsun 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 07.12.2001 tarih, 1999/657 esas, 2001/1235 karar sayılı ilamı ile hakaret suçundan verilen ve 24.06.2002 tarihinde infaz edilen tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında tayin edilen cezada 765 sayılı TCK.nun 81. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)-Tutanak tanığı H.. F.. tarafından doğrulanan 06.06.2003 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağında, sanığın evinde bulanan sayacın ön sağ köşesinden delinip iğne ve saç tokası ile sayaç diskine müdahale edilmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının belirtilmesi ve sanığın aşamalarındaki savunmasında, babasına ait olan suça evde daha önce kiracı olduğunu, kendisinin bu eve tutanak tarihinden 5 ay kadar önce taşındığını, sayaca müdahale etmediğini ve delmediğini, kaçak elektrik kullanmadığını, elektrik aboneliğinin babası adına olduğunu, kendisi abone olmadığı halde, abone gözüktüğünü beyan ederek suçu kabul etmemesi karışsında; öncelikle sanığın hangi tarihte bu eve taşındığı zabıta aracılığıyla araştırılıp, uzman bilirkişi ile birlikte suça konu evde keşif yapılarak kurulu güç belirlenip, sanığın eve taşındığı tarihten itibaren tutanak tarihine kadar olan dönem ile suç tarihinden ileriye doğru bir yıllık dönemi kapsayan aylık tüketim ortalamaları karşılaştırılıp, suç tarihinden sonra tüketimde bariz bir artış olup olmadığı tespit edilip, artış varsa bunun nedeni sanıklara açıklattırılarak, ihtilaflı dönemdeki tüketimlerin kurulu güce göre normal olup olmadığı belirlenerek ve suça konu sayacın tutanak tarihinden önce katılan kurum görevlileri tarafından mühürlenip mühürlenmediği araştırılarak sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken bu hususlar araştırılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2)-Katılan kurum vekilinin oturumlarda hazır bulunmadığı, sadece katılma istemini içeren dilekçeyi mahkemeye verdiğinin anlaşılması karşısında; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre dilekçe yazım ücreti yerine yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 18/10/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.