Danıştay Kararı 7. Daire 2021/747 E. 2021/5167 K. 25.11.2021 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/747 E.  ,  2021/5167 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/747
Karar No : 2021/5167

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Un İrmik Makarna Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tanzimli … , … ve … sayılı dahilde işleme izin belgeleri kapsamında temsilcilik sözleşmesine istinaden … Denizcilik Tarım Ürünleri Turizm Nakliye Madencilik Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli … tarih ve … sayılı beyannameyle makarnalık buğday yerine adi/ekmeklik buğday ithal edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerinden teminata bağlanan tutar ile müteselsil sorumluluğu bulunan firmalardan yapılan tahsilatlar düşüldükten sonra kalan tutarın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla, ödeme emri içeriği gümrük ve katma değer vergilerine ilişkin tahakkuk kararı ve ilgili karara karşı yapılan itirazın reddine dair kararın usulüne uygun olarak kesinleştiği anlaşıldığından, kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Müteselsil sorumlulukta alacaklının, borçlulardan her birine, alacağın bulunduğu her aşamada o aşamaya ilişkin yasal düzenlemenin gerektirdiği usullere göre başvuruda bulunulabilmesi, müşterek ve müteselsil borç ilişkisinin yasal tanımının sonucu olduğundan, bu tür borç ilişkisinde, borçlulardan biri adına kesinleşen alacağın, diğer borçludan talep edilmesi aşamasında, yeniden bir önceki aşamaya ilişkin işlemin tesisine gerek bulunmayıp, alacağın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca cebren tahsili yolunda işlem tesis edilmesi gerektiği, dahilde işleme rejimi hükümlerine göre vergisel sorumluluğun dahilde işleme izin belgesi sahibine ait olduğu açık olup, somut olayda davacı şirket adına alınan tahakkuk kararına karşı itirazın usulüne uygun olarak yapılmaması sonucu tahsil edilebilir aşamaya gelen vergilerin öncelikle 6183 sayılı Kanun’un 56. maddesi uyarınca teminatın nakde çevrilmesi suretiyle tahsiline yönelindiği, teminatların irad olarak kaydedilmesi sonrasında kalan bakiye ithalat vergileri için ödeme emrinin düzenlendiği, bu haliyle usulüne uygun olarak kesinleşen ve ödenmeyen vergi borcunun tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Açılmış bir ceza davası bulunmadığı halde uzlaşma hakkından yararlandırılmadıkları, dahilde işleme rejimine aykırılık nedeniyle işlem tesis etme yetkisinin Ekonomi Bakanlığına ait olduğu, dava konusu olaya ilişkin olarak düzenlenen soruşturma raporunda gümrük müfettişince taraflarına kusur atfedilmediği, temsilci aracılığıyla ithalat yapıldığından gümrük yükümlülüğünün tarafları nezdinde doğmadığı, ithal edilen eşyanın GTİP’inin yasaya uygun şekilde tespit edilmediği, tahakkuka dayanak alınan soruşturma raporu içeriğinden ve eki belgelerden yeterince bilgi sahibi olmadıkları ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.