DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/3274 E. , 2021/2670 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/3274
Karar No : 2021/2670
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
2-(DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 02/11/2020 tarih ve E:2017/4581, K:2020/4843 sayılı kararının, davacı tarafından tazminat miktarına ilişkin hesaplama yaptırılmamak suretiyle miktar içerecek şekilde hüküm kurulmaması yönünden, davalı idare tarafından esas yönünden karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: TRT … Müdürlüğünde … olarak görev yapan davacının, başteknisyen olarak atanmasına ilişkin işlem ve bu işlemin dayanağı olan TRT Yönetim Kurulu kararının kendisiyle ilgili kısmının iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davada, Danıştay Beşinci Dairesince anılan işlemlerin iptaline ve davacının yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi üzerine, söz konusu yargı kararının yerine getirilmediğinden bahisle 7.500,00-TL maddi, 1.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti Danıştay Beşinci Dairesinin 02/11/2020 tarih ve E:2017/4581, K:2020/4843 sayılı kararıyla;
Dairelerinin … tarih ve E:… , K:… sayılı maddi ve manevi tazminat isteminin reddi yolundaki kararının maddi tazminata ilişkin kısmının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/11/2012 tarih ve E:2008/603, K:2012/1754 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak;
2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu’nun 49, 50/d, 50/f ve 50/g maddelerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46/1 ve 49/4 maddeleri ile 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesine yer verildikten sonra;
Olayda, TRT Yönetim Kurulunun … tarihli toplantısında alınan … sayılı Karar ile tekniker kadrosunun ihdas edildiği ve bu kadroya “sözleşme ücret grubu” ile “ek gösterge” cetvellerinde “uzman” ve “başteknisyen” unvanlarıyla birlikte, “özel hizmet tazminat oranları” listesinde ise, “teknisyen” unvanıyla birlikte, fakat “teknik uzman” unvanının altında yer verildiği, davacının özlük hakları ile ilgili işlemlerde 30/07/2001 tarihinden geçerli olmak üzere “tekniker” kadro unvanının esas alınmasının … tarih ve … sayılı Olur ile uygun görüldüğü, ancak ek gösterge, özel hizmet tazminatı ile sözleşme ücret grubu yönünden “başteknisyen” unvanıyla “tekniker” kadro unvanının eşdeğer olması nedeniyle herhangi bir mağduriyeti bulunmadığının tespit edildiği hususunun davacıya 16/02/2006 tarihli yazı ile bildirildiği ve Danıştay kararının davalı idarece bu şekilde uygulandığının anlaşıldığı;
Öte yandan, Devlet Personel Başkanlığınca sözleşmeli personel ücret gruplarına ilişkin Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğlerden, sözleşmeli personel temel ücret gruplarını tespit eden Yüksek Planlama Kurulu kararlarında, tekniker unvanının başteknisyen unvanından daha üst grupta yer aldığı ve en düşük ve en yüksek temel ücretlerinin birbirinden farklı olduğu, ayrıca davacının daha önceden görev yaptığı teknik uzman unvanının tekniker unvanı ile aynı grupta yer aldığı ve en düşük ve en yüksek temel ücretlerinin aynı olduğunun görüldüğü, bu duruma göre, davacının, uzman ve teknik uzman unvanıyla geçen hizmetleri dikkate alınmak ve öğrenim durumu itibarıyla teknisyen unvan grubu içinde yer almayıp müktesebi sayılacak olan uzman unvan grubu ile eşleştirilmek suretiyle Danıştay kararının uygulanabileceği gerekçesiyle davacının 30/07/2001 tarihi ile emekliye ayrıldığı 15/03/2004 tarihi arasındaki parasal hak kayıplarına karşılık 7.500,00-TL’yi aşmamak üzere hesaplanarak bulunacak maddi tazminatın davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen bozma kararı üzerine, Daire tarafından, 30/07/2001 tarihi ile emekliye ayrıldığı 15/03/2004 tarihi arasındaki parasal hak kayıplarının gerekirse bilirkişi marifetiyle hesaplatılması ve 7.500,00-TL’yi aşmamak üzere bulunacak tutarın ödenmesine ilişkin eda hükmünü içerecek şekilde hüküm kurulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, Danıştay kararına uygun olarak işlem tesis edildiği, tekniker kadrosunun başteknisyen kadrosu ile aynı sözleşme ücret grubunda yer alması nedeniyle davacının maddi kaybının söz konusu olmadığı, yargı kararının bütün hükümleri ile yerine getirildiği, bu itibarla davacı yönünden maddi tazminatın şartlarının oluşmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği, davacının temyiz isteminin kabulü ile 30/07/2001 tarihi ile emekliye ayrıldığı 15/03/2004 tarihi arasındaki yoksun kaldığı parasal hak kayıplarına ilişkin tutarın hesaplanması amacıyla dosyanın Dairesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/11/2012 tarih ve E:2008/603, K:2012/1754 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne, davacının 30/07/2001 tarihi ile emekliye ayrıldığı 15/03/2004 tarihleri arasına ilişkin parasal hak kayıplarının … TL’yi aşmamak üzere hesaplanarak bulunacak maddi tazminatın davalı idarece davacıya ödenmesi yolundaki Danıştay Beşinci Dairesinin 02/11/2020 tarih ve E:2017/4581, K:2020/4843 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/11/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Uyuşmazlıkta; davacının, … Belediyesinde tekniker olarak görev yapmakta iken, 1979 yılında TRT … Müdürlüğüne uzman olarak naklen atandığı, 1990 yılında 3517 sayılı Kanun uyarınca tesislerle birlikte PTT Kurumuna uzman unvanıyla devredildiği ve 1992 yılında aynı Kurumda teknik uzman kadrosuna getirildiği, 1997 yılında tekniker kadrosuna geçtiği, devam eden süreçte 4397 sayılı Kanun uyarınca 31/12/1999 tarihinde … A.Ş. ile yapılan protokol sonucunda Radyo ve Televizyon Verici Tesisleri ve personelinin kadro ve pozisyonlarıyla birlikte TRT Kurumuna devredildiği, ancak anılan Kurumun kadro yapısında yer almayan bazı unvanların özlük hakları korunarak mevcut eşdeğer unvanlara dönüştürülmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Yönetim Kurulu Kararı uyarınca bulunduğu tekniker kadrosunun 23/03/2001 tarihli işlemle başteknisyen kadrosuna dönüştürüldüğü, bunun üzerine davacı tarafından, başteknisyen olarak atanmasına ilişkin işlem ve bu işlemin dayanağı olan TRT Yönetim Kurulu kararının kendisiyle ilgili kısmının iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, Danıştay Beşinci Dairesinin 01/03/2005 tarih ve E:2002/808, K:2005/1173 sayılı kararıyla dava konusu işlemlerin iptaline, yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Söz konusu kararın uygulanması amacıyla, TRT Yönetim Kurulunun 16/12/2005 tarihli toplantısında alınan … sayılı Karar ile tekniker kadrosunun ihdas edildiği ve bu kadroya “sözleşme ücret grubu” ile “ek gösterge” cetvellerinde “uzman” ve “başteknisyen” unvanlarıyla birlikte, “özel hizmet tazminat oranları” listesinde ise, “teknisyen” unvanıyla birlikte, fakat “teknik uzman” unvanının altında yer verildiği, davacının özlük hakları ile ilgili işlemlerde 30/07/2001 tarihinden geçerli olmak üzere “tekniker” kadro unvanının esas alınmasının 24/01/2006 tarih ve … sayılı Olur ile uygun görüldüğü, ancak ek gösterge, özel hizmet tazminatı ile sözleşme ücret grubu yönünden “başteknisyen” unvanıyla “tekniker” kadro unvanının eşdeğer olması nedeniyle herhangi bir mağduriyeti bulunmadığı belirtilerek davacıya parasal hak kayıplarına yönelik herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmektedir.
Devam eden süreçte davacı tarafından, yargı kararının yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının idarece yerine getirilmediğinden bahisle … -TL maddi, … -TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan işbu davada, Dairesince verilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine, Kurulumuzca; davacının, uzman ve teknik uzman unvanıyla geçen hizmetleri dikkate alınmak ve öğrenim durumu itibarıyla teknisyen unvan grubu içinde yer almayıp müktesebi sayılacak olan uzman unvan grubu ile eşleştirilmek suretiyle Danıştay kararının uygulanabileceği gerekçesiyle 30/07/2001 tarihi ile davacının emekliye ayrıldığı 15/03/2004 tarihi arasındaki parasal hak kayıplarına karşılık … TL’yi aşmamak üzere hesaplanarak bulunacak maddi tazminatın davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedilmesi gerektiğine karar verilerek Daire kararı bozulmuştur.
Bu durumda, yargı kararının yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının idarece yerine getirilmediğinden bahisle açılan işbu tazminat davasında miktar gösterilmek suretiyle tazminat talebinde bulunulduğu hususu göz önüne alındığında, davacıya ödenmesi gereken miktarın yargı yerince belirlenmesi gerektiği açık olup, Dairesince bozma kararında belirtilen ilkeler çerçevesinde davacının yoksun kaldığı parasal hak tutarına ilişkin hesaplama yaptırılmak suretiyle bulunacak maddi tazminat tutarı dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken, söz konusu hesaplama yaptırılmadan ve bozma kararında yer alan gerekçeye aynen yer verilmek suretiyle verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenle, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.