Danıştay Kararı 7. Daire 2018/2037 E. 2021/5174 K. 25.11.2021 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2018/2037 E.  ,  2021/5174 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/2037
Karar No : 2021/5174

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Gümrük Müşavirliği Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Makarna Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanzimli … … sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında tescilli … , … tarih ve sayılı beyannameler ile makarnalık buğday ithal edilmesi gerekirken adi/ekmeklik buğday ithali fiiline iştirak edildiğinden bahisle davacı adına tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla, gümrük müşavirlerinin, vergilerin ödenmesinden ithalatçı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğunun, vergilendirmeye neden olan durumu bildiği ya da bilmesi gerektiği hallerle sınırlı olduğu, davaya konu beyannameler muhteviyatı eşyanın ithalinde düzenlenen belgelerdeki bilgilerin birbiriyle çelişmediği, “dökme buğday” ibaresinin “paketlenmemiş veya ambalajlanmamış buğday” anlamında genel bir terim olduğu, belgelerin hiçbirinde ekmeklik buğday ibaresinin geçmediği, dolayısıyla beyanname muhteviyatı eşyanın cins, nevi ve niteliğinin herhangi bir tahlil veya detaylı bir incelemeye gerek kalmaksızın yapılacak fiziki incelemeyle veya beyanname eki belgelerde yer alan bilgilerden anlaşılması mümkün olmadığından, eşyanın hatalı beyan edildiğinden bahisle gümrük müşaviri sıfatıyla davacı adına tahakkuk yapılmasında yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Gümrük inceleme ve soruşturma raporlarında yer alan tespitlerle ithal edilen eşyanın adi/ekmeklik buğday olduğunun ortaya konulduğu, … ‘in ortağı olduğu müşavirlik şirketi olan davacının anılan şahıs tarafından düzenlenen beyannamelerden doğan vergi kaybı nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu, harçtan muaf oldukları halde aleyhlerine harca hükmedildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın, Dairemizin … Tarım Ürünleri Limited Şirketi, … Gıda Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve … Denizcilik Tarım Ürünleri Turizm Nakliye Madencilik Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne ait dosyaları ile birlikte incelenmesinden, anılan firmalar hakkında alınan tahakkuk kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda, adına dahilde işleme izin belgesi düzenlenenlerin, belge kapsamındaki ithalat işlemleri nedeniyle, rejime ilişkin hükümlerin ihlali halinde doğabilecek vergilerden dolayı gümrük yükümlüsü olarak takibinin yasal bir zorunluluk olduğu, bu itibarla yukarıda sayılan firmalar gümrük yükümlüsü olmadıklarından doğan vergi kaybından sorumlu olmadıkları sonucuna varılarak dava konusu işlemlerin iptalinin icap ettiği gerekçesiyle karar verildiği görülmüştür.
Bu itibarla, dahilde işleme izin belgesi sahibi firmanın değil, vergi kaybı nedeniyle sorumluluğu bulunmayan temsilcilik sözleşmesine istinaden ithalatı gerçekleştiren firmanın gümrük müşaviri olan davacı adına gümrük müşavirinin sorumluluğu hükümlerine istinaden tahakkuk yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığından, temyize konu kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) – KARŞI OY :
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 61. maddesinde, tescil edilen beyannamenin, ait olduğu eşyanın vergi ve para cezaları açısından taahhüt niteliğinde olup, beyan sahibini bağlayacağı ve gümrük vergileri tahakkukuna esas tutulacağı; “gümrük yükümlülüğünün doğması” başlıklı 181. maddesinde, ithalatta gümrük yükümlülüğünde yükümlünün beyan sahibi; dolaylı temsil durumunda, hesabına gümrük beyanında bulunulan kişinin de yükümlü olduğu kuralına yer verilmiş; 229. maddesinin 2. fıkrasınında ise, gümrük müşavirliğinin bir tüzel kişilik oluşturularak yürütülmesi halinde, tüzel kişilik ortaklarının gümrük müşaviri olmasının zorunlu olduğu; bu durumda, gümrük beyannamesi veya beyanname kabul edilen diğer belgeler üzerine imzasını atmış olanların vergi kaybına neden olan durumu bildiği veya bilmesi gerektiği hallerde, bunların, gümrük idaresine karşı bağlı bulundukları tüzel kişilikle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı; bu hallerde, ilgili gümrük müşavirinin kişisel cezai sorumluluğu saklı kalmak kaydıyla, gümrük idaresince alınan vergiler ve para cezalarından işlemi yapan kişi ile birlikte şirketin de sorumlu tutulacağı hükümleri yer almıştır.
Maddi olayda, … Denizcilik Tarım Ürünleri Turizm Nakliye Madencilik Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, … Tarım Ürünleri Limited Şirketi ve … Gıda Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi aralarında yapılan temsilci aracılığıyla ithalat sözleşmesi uyarınca dahilde işleme izin belgesi sahipleri adına belge kapsamında makarnalık buğday ithal edilmesi gerekirken yerine ekmeklik buğday ithal edildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dahilde işleme izin belgesi sahibi firmalar ile ithalatçı firmalar arasındaki vekalet sözleşmesi doğrudan temsil hükümlerine tabii olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “temsilin hükmü” başlıklı 40. maddesinde, “yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçlarının doğrudan doğruya temsil olunanı bağlayacağı” hükmü uyarınca, yapılan ithalat işleminin aracı ithalatçı firmalar yerine, temsil olunan dahilde işleme izin belgesi sahibi firmalar adına sonuç doğuracak olması gümrük müşavirinin ve bağlı olduğu tüzel kişiliğin hukuki sorumluluğunu kaldırmayacaktır.
Davacının Kanun’un 229. maddesi gereği kanundan doğan objektif sorumluluk esasına göre sorumluluğu bulunduğu açık olduğundan, temyiz isteminin kabulü ile istinaf kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk görüşüne katılmıyorum.