Danıştay Kararı 12. Daire 2018/5487 E. 2021/6150 K. 25.11.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/5487 E.  ,  2021/6150 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5487
Karar No : 2021/6150

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- …
2- …
VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, oğulları …’in Muğla-Dalaman Hava Meydan Komutanlığında silahhane sorumlusu er olarak görev yapmaktayken 04/09/2009 tarihinde intihar etmek suretiyle hayatını hayatını kaybetmesi nedeniyle, taraflarına vazife malullüğü aylığı bağlanması için yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; askeri hastanelerde yapılan muayenelerde, müteveffa …’e “Depresyon” ön tanısı konulduğu, şahsın 04/03/2009 tarihinde Kütahya Asker Hastanesi Psikiyatri polikliniğinde muayene edilerek “Anksiyete bozukluğu” teşhisi ile ilaç tedavisine başlanıldığı, 17/03/2009 tarihinde tekrar rehberlik ve danışma merkezinde görüşülerek sağlık amirliğine sevk edilmesi sonrasında asker hastanesi psikiyatri polikliniğinde muayene edilerek “Anksiyete bozukluğu” teşhisi ile ilaç tedavisine devam edildiği, idarece mermisiz görev yapabileceği değerlendirilmesine karşın, silahlı göreve verilmesi hususunun intiharın en önemli nedenini teşkil etmesi nedeniyle, hayatını kaybetmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacıların oğullarının intihar ederek hayatını kaybetmesi nedeniyle, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 48. maddesi uyarınca vazife malulü sayılmasına imkân bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/11/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) – KARŞI OY :
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 4. maddesi uyarınca davacıya uygulanacak olan 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 12. maddesinde, erlerin vazife malullükleri ile vazifeden doğma ölümleri halinde bu Kanun’la tanınan haklardan faydalanacakları belirtilmiş; 45. maddesinde ise, Kanun’un 44. maddesinde yazılı malullüğün, iştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğması; vazifeleri dışında kurumların verdiği herhangi bir kuruma ait başka işleri yaparken doğması; kurumların menfaatini korumak amacıyla yapılan bir işten doğması; fabrika, atölye ve benzeri iş yerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olması durumunda, bu duruma vazife malullüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malulü deneceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan Kanun’un 48. maddesinde ise; “Vazife malullükleri:
a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan;
b) Kanun,tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan;
c) Yasak fiilleri yapmaktan;
ç) İntihara teşebbüsten;
d) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlamak veya zarar yapmak maksadından;
doğmuş olursa, bunlara uğrayanlar hakkında (Adi malullük) hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu mevzuat hükümleri karşısında; erlerin vazifeden doğan ölümleri halinde vazife malulü sayılacağı, Kanun’un 48. maddesinde belirtilen haller sonucunda malul olmaları halinin ise, bu kapsamda değerlendirilmeyeceği kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden; er …’in, 04/09/2009 tarihinde 9 mm çapında Browning marka tabanca ile intihar girişiminde bulunduğu, yapılan kovuşturma neticesinde, hayatını kaybetmesine neden olan olayda başkasının kastı veya kusuru bulunmadığı gerekçesiyle Güzelyalı Askeri Savcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, dosya kapsamında ölüm olayının şahsın ifa ettiği görevin neden ve etkisiyle meydana geldiğini kanıtlar nitelikte belge ve bilgi bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan; olayın gelişiminde idarenin hizmet kusurunun bulunması, bu konuda açılacak tazminat davası açısından önem arz etmekte olup, bu husus, vazife malullüğünün tespitinde 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına engel değildir.
Bu durumda; er …’in intihar girişimi sonucu hayatını kaybetmesine neden olan olayda ifa ettiği görevinin neden ve etkisinin olmadığı, durumunun 5434 sayılı Kanun’un 48. maddesi kapsamında değerlendirilerek, idarece vazife malulü sayılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.