Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2017/1801 E. , 2021/7339 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/1801
Karar No : 2021/7339
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. ….
İSTEMİN KONUSU : ….. Vergi Dava Dairesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafça, kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen 2016/1, 2 sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; dava konusu … sayılı ödeme emri içeriği bakımından davacının asıl borçlu şirketteki kanuni temsilcilik görevinin 17/11/2008 tarihinde başladığı, bu ödeme emri içeriği kamu alacaklarının beyan edilmesi ve ödenmesi gerektiği zamanlarda davacının şirketin kanuni temsilcisi olmadığı ve ödenmelerinde yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu… sayılı ödeme emri bakımından ise, Mahkemelerinin … tarihli ara kararına verilen cevapta asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirleri ile şirketin bilinen adreslerinde tebliğ edilemediğine dair tebliğ alındılarının dosyaya ibraz edilmediği, bu itibarla, şirket adına tahakkuk ederek vadesinden ödenmeyen kamu alacaklarının, şirketten tahsiline ilişkin olarak şirket adına ödeme emri tanzim ve tebliğ edilmek suretiyle şirketin takibi usulünce tamamlandığı ortaya konulamadığından hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin ileri sürdüğü iddialar temyize konu mahkeme kararının, dava konusu 2016/02 sayılı ödeme emrine ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
Davalı idarenin, kararın 2016/01 sayılı ödeme emrine ilişkin temyiz istemine gelince; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, kanuni temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, kurala bağlanmıştır.
… tarihinden önce yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 317. maddesinde, anonim şirketlerin idare meclisi tarafından idare ve temsil olunacağı; 319. maddesinde ise, esas mukavelede idare ve temsil işlerinin idare meclisi azaları arasında taksim edilip edilmeyeceği ve taksim edilecekse bunun nasıl yapılacağının tespit olunacağı, idare meclisinin en az bir azasına şirketi temsil salahiyetinin ve idare işlerinin hepsini veya bazılarını idare meclisi azası olan murahhaslara veya pay sahibi olmaları zaruri bulunmayan müdürlere bırakabilmek için umumi heyete veya idare meclisine salahiyet verilebileceği, bu gibi kayıtlar bulunmadığı takdirde 317. madde hükmünün tatbik olunacağı belirtilmiş, diğer taraftan 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 365. maddesinde; anonim şirketin, yönetim kurulu tarafından yönetilip temsil olunacağı, kanundaki istisnai hükümlerin saklı olduğu; 367. maddesinde, yönetim kurulunun esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabileceği, yönetimin, devredilmediği takdirde, yönetim kurulunun tüm üyelerine ait olacağı; 370. maddesinde, esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisinin çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna ait olacağı, yönetim kurulunun, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebileceği, en az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olmasının şart olduğu, kurala bağlanmıştır.
Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, kanuni temsilci, şirket esas sözleşmesi ile temsile yetkilendirilmiş veya kaynağını esas sözleşmeden alan yetki ile idare meclisi ya da genel kurulca temsil yetkisi verilmiş kişi veya kişiler olup, kamu alacağının anonim şirketin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde, şirket esas sözleşmesinin ve ticaret sicili kayıtlarının araştırılması, temsil salahiyetinin aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan murahhas bir veya birkaç üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere bırakıldığının anlaşılması halinde bunlardan takip ve tahsiline gidilebileceği, bu durumda diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında takip yapılamayacağı, şirket esas sözleşmesinde görevlendirmeye ilişkin herhangi bir kayıt bulunmaması halinde ise yönetimde bulunan tüm üyeler hakkında takip yapılabileceği anlaşılmaktadır.
Olayda Mahkemece, davacının asıl borçlu şirketteki kanuni temsilcilik görevinin 17/11/2008 tarihinde başladığı belirtilmiş olsa da, 08/06/2006 tarihli ve 6573 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde şirketin 09/05/2006 tarihli Genel Kurul Kararı ile 3 yıl süreyle davacının şirketi temsil ve ilzam yetkisinin çift imza yetkisi ile davacıya verildiği ve davacıdan bu yetkinin alındığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacının davacının … sayılı ödeme emri içeriği borcun ödenmesinden kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu sonucuna ulaşılmış olup, Mahkeme kararının bu kısmının hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, … sayılı ödeme emrine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının … ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.