Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/6008 E. , 2021/6159 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6008
Karar No : 2021/6159
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesi uyarınca 01/01/1998 tarihinden itibaren kısmi aylık bağlanan davacının, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun Geçici 206. maddesine göre 08/09/1999 tarihi itibarıyla 60 yaşında olduğundan bahisle, kısmi aylığın tam aylığa dönüştürülmesi amacıyla mevcut hizmet süresini 10 yıla tamamlayacak şekilde borçlandırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince; davacıya kısmi aylığın bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 39. maddesi uyarınca kısmi aylığın tam aylığa çevrilebilmesi için 25 yıl üzerinden borçlanma yapılması gerekmekte ise de; 04/04/2015 tarihinde yürürlüğe giren 5434 sayılı Kanun’un Geçici 206. maddesinde bu sürenin 10 yıla indirildiği ve müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacağının öngörüldüğü, lehe olan bu hükmün uygulanması gerekirken, 5434 sayılı Kanun’un 39. maddesinde öngörülen 25 yıl üzerinden borçlanma yapması durumunda davacıya tam aylığın bağlanması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, davalı idare tarafından, Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 16/3. maddesinde, tam aylık bağlanması için gerekli şartların tespitinde, sigortalılık süresi aranmaksızın kısmi aylığın başlangıç tarihindeki ilgili sosyal güvenlik kanunlarına ait hükümlerin uygulanacağının belirtilmesi nedeniyle davacıya kısmi aylığın bağlandığı tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre kısmi aylığın tam aylığa çevrilebilmesi için 25 yıl üzerinden borçlanma yapılması gerektiği, bu itibarla davacının 10 yıl üzerinden borçlanma yapmak suretiyle kısmi aylığının tam aylığa çevrilmesi isteminin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmekte ise de; anılan Yönetmeliğin dayanağı olan 3201 sayılı sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’da kısmi aylık tam aylığa dönüştürülürken borçlanılacak hizmet süresinin tespitinde, kısmi aylığın bağlandığı tarihteki hükümlerin uygulanacağı yolunda bir düzenleme bulunmaması karşısında, anılan Yönetmelik kuralının dayanağı olan yasa hükümlerine aykırı olması nedeniyle uygulanma olanağı bulunmadığından, davalı idarenin bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 39. maddesinde göre yaş haddi uygulanmaksızın ilgililerin istekleri üzerine emekli aylığına hak kazanabilmelerinin, kadın ise 20, erkek ise 25 fiili hizmet yıllarını ve tabi oldukları yaşlarını doldurmaları şartı ile mümkün olduğu, Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin üçüncü fıkrasında; tam aylık bağlanabilmesi için gerekli şartların tespitinde, sigortalılık süresi aranmaksızın kısmi aylığın başlangıç tarihindeki ilgili sosyal güvenlik kanunlarına ait hükümlerin uygulanacağı belirtildiğinden, kısmi aylığın tam aylığa dönüştürülebilmesi için kadın ise 20, erkek ise 25 fiili hizmet yılının doldurulması gerektiği, bu nedenle dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.