Danıştay Kararı 5. Daire 2019/2348 E. 2021/4005 K. 24.11.2021 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2019/2348 E.  ,  2021/4005 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2348
Karar No : 2021/4005

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI)…
2- (DAVALI) … Bakanlığı /…
VEKİLİ :Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının incelenerek bozulması istenilmektedir

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 06.07.2007 tarihinde yapılan İdari Yargı Hakim Adaylığı mülakat sınavında başarısız sayılmasına ilişkin davalı idare işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü 1000 TL maddi ve 5000 TL manevi zararın tazminini istemiyle açılan davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; 2577 sayılı Kanun’un gerek 53’üncü maddesinin (a), (c), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ve gerekse anılan maddede sınırlı olarak sayılan diğer nedenlerden birinin gerçekleştiği yönünde herhangi bir iddia ve kanıt sunulmadığı; öte yandan sonradan meslekten ihraç edilmiş olsa bile gerek dava konusu işlemin tesis edildiği ve gerekse kararın verildiği tarihte kanuna uygun şekilde yetkilendirilmiş sınav komisyonu üyelerinin ve hakimlerin işleme veya karara katıldığından bahisle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmasının da mümkün olmadığı anlaşıldığından, yargılamanın yenilenmesi koşullarının mevcut olmadığı sonucuna varılarak, …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılması isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın reddi yolunda verilen kararının, 15.10.2006 günü yapılan İdari Yargı Hakim Adaylığı yazılı sınavı kazandıktan sonra girdiği, sözlü sınavda tüm sorulara doğru cevap vermesine rağmen başarısız sayılması üzerine, açmış olduğu davanın Mahkeme ve Danıştay aşamalarında görev alan … ve …’ın Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3.maddesi uyarınca meslekten çıkarıldığı, 06.07.2007 tarihli mülakat komisyonunda görevli üyelerin çocuğunun meslekten ihraç edildiği, mülakat sınavında hile yapıldığı ileri sürülerek yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılması istemiyle açtığı davada verilen temyize konu kararının hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.
Davalı idare tarafından; davanın reddine karar verilirken idareleri lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin usul hükümlerine aykırı olduğu, ilgili yasa hükümlerine aykırılık teşkil eden kararın bu yönüyle bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından; Savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından; davacı tarafından ileri sürülen iddiaların, dava sırasında sunulan cevap dilekçeleri ile kararda açıklanan maddi ve hukuki sebepler karşısında, işlemin iptalini ve temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek herhangi bir husus ihtiva etmediği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlara itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, bu nedenle davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi; davalı idarenin temyiz istemine ilişkin olarak ise, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 55. maddesinin 2. fıkrasında; yargılamanın yenilenmesi isteminin, karşı tarafın savunması alındıktan sonra inceleneceği ve kanunda yazılı sebeplerin bulunması halinde davaya yeniden başlanacağı, Harçlar Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü halinde alınabilecek olan harçların istemin reddi halinde iadesi gerekeceğine ilişkin hükümler delaletiyle, İdare Mahkemesince, davacı tarafından ileri sürülen yargılamanın yenilenmesi sebepleri yerinde bulunmayarak istemin reddedilmesi nedeniyle yeni bir yargılama sürecinin başlamasına gerek görülmediği; başka bir anlatımla, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü halinde istem yeni bir davaya dönüşmekte olup bu aşamaya kadar olan süreç eski yargılamanın devamı niteliğinde olduğundan davalı idare lehine vekalet ücreti takdirine gerek bulunmayacağı düşüncesiyle davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden de onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
Maddi Olay
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla, davacı tarafından, 06.07.2007 tarihinde yapılan İdari Yargı Hakim Adaylığı mülakat sınavında başarısız sayılmasına ilişkin davalı idare işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü 1000 TL maddi ve 5000 TL manevi zararın tazminini istemiyle açılan davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılması isteminin reddine karar verilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından Mahkeme kararının esastan davalı idare tarafından ise vekalet ücreti yönünden bozulması istemleriyle temyiz edilmiştir.

DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ:
Hukuki Değerlendirme
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan idare Mahkemesi kararının yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrası, aynı gerekçe ile Dairemizce de uygun bulunmuş olup, temyiz dileçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ:
İlgili Mevzuat
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin gönderme yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinde; yargılama giderlerinin, davayı kaybeden tarafa yükleneceği; 330. maddesinde vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekalet ücretinin, taraf lehine hükmedileceği; 323. maddesinde vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu hükme bağlanmıştır.
02/11/2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin “Davalardaki temsilin niteliği ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında, “Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekâlet ücreti takdir edilir.” hükmüne yer verilmiş olup anılan kuralda bahsi geçen “ilgili mevzuat”tan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile söz konusu Kanun’un 168. maddesinde değinilen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin anlaşılması gerekmektedir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin son fıkrasında, avukatlık ücretinin takdirinde hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı hükme bağlanmıştır.
02/01/2017 tarih ve 29936 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 2. maddesinde ise, bu tarifede yazılı avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin karşılığı olduğu; 3. maddesinde, yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, tarifelerde yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı, bu ücretin belirlenmesinde, Avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresinin gözönünde tutulacağı kurala bağlanmıştır.
Hukuki Değerlendirme
Yukarıda yer verilen 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca, avukat aracılığıyla davasını takip eden ve süresinde savunmasını veren idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta davalı idarenin 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca vekil aracılığıyla temsil edilerek davayı takip ettiği ve savunma dilekçesinin avukat tarafından düzenlenerek süresi içerisinde dosyaya sunulduğu anlaşıldığından, Mahkemece “yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi” yolunda verilen kararda 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararında, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2…. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3.Anılan idare mahkemesi kararının, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 24/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

(X)KARŞI OY:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Kararlara Karşı Başvuru Yolları” başlıklı Üçüncü Bölümde yer alan “Yargılamanın Yenilenmesi ” başlıklı 53. maddenin birinci fıkrasında; “Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir.(…)” kuralı, “Yargılamanın yenilenmesi usulü” başlıklı 55. Maddenin ikinci fıkrasında,”. Karşı tarafın savunması alındıktan sonra istekler incelenir ve kanunda yazılı sebepler varsa davaya yeniden bakılarak karar verilir.” kuralı, üçüncü fıkrasında da, ” Yargılamanın yenilenmesi (…) istemleri, kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise, istemin reddine karar verilir.” kuralı yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, yargılamanın yenilenmesi istemimin, daha önce verilmiş ve kesinleşmiş bir karara karşı yapılan başvuru yolu olduğu ve karşı tarafın savunması alındıktan sonra inceleneceği ve kanunda yazılı sebeplerin bulunması halinde davaya yeniden başlanacağı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, temyiz, istinaf gibi kararlara karşı bir başvuru yolu olan yargılamanın yenilenmesi başvurusu, yeni bir dava olmayıp, başvuruya konu edilen kararın verildiği yargılamanın devamı niteliğimdedir. Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi halinde başvuruya konu edilen kararın kesin hüküm niteliği devam etmektedir. Kesin hüküm niteliğindeki kararın değişmesi, bu istemin kabulü ile dava dosyasının yeniden ele alınıp uyuşmazlık hakkında eski karar kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde mümkündür. Oysa; yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi halinde, davacı veya davalı aleyhine verilmiş yeni bir karar bulunmadığından, davalı ve/veya davacı tarafından kanun yoluna başvurulmuş olması nedeniyle karşı tarafca savunma veridiğinden bahisle, yargılama giderleri arasında sayılan ve hukuki yardım karşılığı olan vekâlet ücretine hükmedilmesine olanak bulunmamaktadır. Bu itibarla İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden de onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.