Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2014/17443 E. 2014/19112 K. 14.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17443
KARAR NO : 2014/19112
KARAR TARİHİ : 14.05.2014

Tebliğname No : 2014/113764 – Kanun Yararına Bozma
MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :07/02/2012- 2012/54(E),2012/54(K)
SUÇ :Yaralama

Bıçakla hayati tehlike geçirecek şekilde müessir fiil suçundan sanık A.. Ç..’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/2, 457/1 (iki kez), 51/1 ve 59. maddeleri gereğince 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin (kapatılan Üsküdar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin) 26/09/1995 tarihli ve 1995/634 Esas, 1995/790 sayılı Kararını müteakip, arşiv kaydının silinmesine ilişkin, aynı Mahkemenin 07/02/2012 tarihli ve 2012/54 Değişik iş sayılı Kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 18.03.2014 tarih ve 2014/5570 – 19710 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.04.2014 tarih ve 2014/113764 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8. maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76. maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkumiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, anılan kararda hükmolunan ceza müddetinin Anayasanın 76. maddesinde sayılan cezalardan olduğu anlaşıldığından, 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2012 tarihli ve 2012/54 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 14.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.