Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/6268 E. , 2021/5764 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/6268
Karar No : 2021/5764
DAVACI : … Barosu Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … / …
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, 20/03/2021 tarih ve 31429 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Türkiye Cumhuriyeti Bakımından feshedilmesine ilişkin 19/03/2021 tarih ve 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali ile bu kararın dayanağı olan 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “bunların hükümlerinin uygulanmasını durdurma ve bunları sona erdirme” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin reddine yönelik Dairemizin 07/07/2021 tarih ve E:2021/1581, K:2021/3870 sayılı kararı üzerine yenilenen dava dilekçesinde aynı yanlışlığın yapıldığı görüldüğünden, anılan Kanun’un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
11/05/2011 tarihinde imzalanan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin onaylanması 24/11/2011 tarih ve 6251 sayılı Kanunla uygun bulunmuş, anılan Sözleşmenin onaylanmasına ilişkin 10/02/2012 tarih ve 2012/2816 sayılı Bakanlar Kurulu kararı 08/03/2012 tarih ve 28227 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
20/03/2021 tarih ve 31429 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 19/03/2021 tarih ve 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Türkiye Cumhuriyeti bakımından feshedilmesine 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3. maddesi gereğince karar verilmiştir.
Bunun üzerine; davacı tarafından 22/03/2020 tarihinde, 19/03/2021 tarih ve 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali ile bu kararın dayanağı olan 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “bunların hükümlerinin uygulanmasını durdurma ve bunları sona erdirme” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istemiyle Dairemizin E:2021/1581 sayılı dosyası nezdinde dava açılmıştır.
Dairemizin 07/07/2021 tarih ve E:2021/1581, K:2021/3870 sayılı kararı ile, davacının unvanına açık bir şekilde yer verilmemesi nedeniyle dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesine uygun düzenlenmediği gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Anılan kararın 04/10/2021 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmesi üzerine 05/10/2021 tarihinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesine verilen yenileme dilekçesi ile bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinde, dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası gösterileceği hükmü yer almış; 14. maddesinde, dilekçelerin 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, bu yönlerden Kanuna aykırılık görülür ise otuz gün içinde 3. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; aynı maddenin 5. fıkrasında ise, bu yönlerden dava dilekçesinin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının ve dava dilekçesinin incelenmesinden; Dairemizin 07/07/2021 tarih ve E:2021/1581, K:2021/3870 sayılı kararıyla; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nda 7249 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler uyarınca 24/09/2020 tarihinde İstanbul ilinde ikinci bir baro kurularak tüzel kişilik kazandığı ve 1136 sayılı Kanun’un 77. maddesinin 3. fıkrasında yer alan hüküm uyarınca İstanbul ilinde kurulu baroların Türkiye Barolar Birliği tarafından İstanbul 1 Nolu Barosu ve İstanbul 2 Nolu Barosu olarak numaralandırıldığı, Türkiye Barolar Birliği’nin resmi internet sitesinde “İstanbul Baro İletişim Bilgisi” sayfasında “İstanbul 1 Nolu Barosu” ve “İstanbul 2 Nolu Barosu” olarak iki ayrı baroya ve bu barolara ait farklı iletişim bilgilerine yer verildiği, dolayısıyla davanın açıldığı tarih itibarıyla “İstanbul Barosu Başkanlığı” unvanıyla tüzel kişiliğe sahip bir baronun mevcut olmadığı, 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesi uyarınca dava dilekçesinde davacının unvanının gösterilmesi gerekmesine ve davanın açıldığı tarih itibarıyla “İstanbul Barosu Başkanlığı” unvanına sahip bir baro mevcut olmamasına rağmen dava dilekçesi ve ekli vekaletnamede davacı baronun “İstanbul Barosu” olarak belirtildiği, kaç numaralı baro olduğuna ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, Dairemizin 27/04/2021 tarih ve E:2021/1581 sayılı ara kararıyla; davacı vekilinden davacı Baronun İstanbul ilinde kurulu, kaç numaralı baro olduğunu gösterir bilgi ve belgeler ile buna göre düzenlenmiş vekaletname suretinin tasdikli suretinin dosyaya sunulmasının istenildiği, ara kararına cevaben gönderilen 09/06/2021 tarihli dilekçede vekaletnamenin geçerli olduğu, davacı Baronun numarasını ilan etme zorunluluğunun bulunmadığı, 7249 sayılı Kanun’da belirtilen Baro olduğu belirtilmekle birlikte davacı Baronun kaç numaralı baro olduğuna ilişkin somut bilgi ve belgeye yer verilmediği, bu haliyle davacının unvanına açık bir şekilde yer verilmemesi nedeniyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun düzenlenmediği, davanın; dava dilekçesinde davacı Baronun unvanı tereddüte yol açmayacak şekilde gösterilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun olarak yenilenen ve ekinde davacının unvanını gösterir bilgi ve belgelerin sunulduğu bir dilekçeyle açılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verildiği; davacı tarafından yenilenen dava dilekçesinde ise yukarıda ifade olunan eksikliklerin giderilmediği ve dava dilekçesinde davacının “İstanbul Barosu Başkanlığı” olarak gösterilmek suretiyle aynı yanlışlığın yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Dairemizin 07/07/2021 tarih ve E:2021/1581, K:2021/3870 sayılı dilekçe ret kararı üzerine, davacı tarafından yenilenen dava dilekçesinde aynı yanlışlıklar yapıldığından, 2577 sayılı Kanun’un yukarıda anılan 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca DAVANIN REDDİNE;
2. Aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına;
3. Yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden … TL yürütmenin durdurulması harcının ve kararın kesinleşmesinden sonra artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine;
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 23/11/2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Bakılan dava, 20/03/2021 tarih ve 31429 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Türkiye Cumhuriyeti Bakımından feshedilmesine ilişkin 19/03/2021 tarih ve 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali ile bu kararın dayanağı olan 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “bunların hükümlerinin uygulanmasını durdurma ve bunları sona erdirme” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; gerek Dairemizin 07/07/2021 tarihli dilekçe ret kararına konu dava dilekçesinde gerekse de 05/10/2021 tarihli yenileme dilekçesinde davacı olarak “İstanbul Barosu”nun gösterildiği, 21/10/2018 tarihinde yapılan seçimler neticesinde Av. …’nun baro başkanı olarak seçildiği, dava ve yenileme dilekçesini davacıya vekaleten imzalayan Av. …’in Beyoğlu 27. Noterliği’nin … tarih ve … yevmiye numaralı vekaletnamesi ile İstanbul Barosu Başkanlığı’na vekil tayin edildiği, anılan vekaletnamede baro başkanı … ve yönetim kurulu üyesi …’nın İstanbul Barosu Başkanlığı’nın yetkilisi olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda; Dairemizce verilecek ara kararı ile Türkiye Barolar Birliği’ne, başkanı Av. …ve yönetim kurulu üyelerinden birisi Av. … olan baronun İstanbul 1 Nolu Barosu mu yoksa İstanbul 2 Nolu Barosu mu olduğu sorularak, gelecek cevaba göre davacının kimliğinin tespiti yoluna gidilmesi gerekirken, dava dilekçesinde davacı Baronun unvanının tereddüte yol açmayacak şekilde gösterilmediği gerekçesiyle verilen dava dilekçesinin reddine ilişkin karar uyarınca verilen yenileme dilekçesinde de aynı yanlışlığın yapıldığı gerekçesiyle verilen Daire kararına katılmıyorum.