Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/3284 E. , 2021/7295 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3284
Karar No : 2021/7295
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Yapı İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullanıldığından bahisle takdir komisyonu kararlarına istinaden resen tarh edilen 2008/5 ve 6. dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacı adına fatura düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefi … Reklamcılık ve Yapı Malz. Met. İnş. Nakl. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer verilen tespitler düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğunu ortaya koymaya yeterli olmadığından tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek söz konusu Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da zorunludur.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının ihtilaflı dönemde fatura aldığı … Reklamcılık ve Yapı Malz. Met. İnş. Nakl. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda, şirketin demir cevherleri toptan ticareti faaliyetinde bulunmak üzere 26/02/2008 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, defter belge isteme yazısının usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen ibraz edilmediği, adına tahakkuk eden 30.277,83-TL vergi borcunun 47,49-TL’lik kısmının ödendiği, 10/03/2008 tarihinde yapılan yoklamada işçinin bulunmadığı, alüminyum alım satım işiyle iştigal edildiği, iş yerinin 600 metrekare arsa içinde iki katlı prefabrik büro donanımlı ofis olduğu, yarısında ortakları aynı kişiler olan … Metal Alüminyum Mam. ve Demir Çel. San. Tic. Ltd. Şti.’ nin faaliyette bulunduğu, bu durumun anılan firma nezdinde yapılan 07/03/2009 tarihli yoklamada da tespit edildiği, aylık kirasının 500 TL olduğu, 12/03/2009 tarihinde yapılan yoklamada; şirketin adresten ayrıldığı, mükellef kurum tarafından verilen beyannamelerin tetkikinde beyannameyi düzenleyenin SM veya SMMM bölümünde … isminin yer aldığı, ilgili kişinin alınan ifadesinde; işyerinin çalışanı bulunmadığı, ilgili dönemde firma adresinde iki firmanın faaliyette olduğu izlenimi edinmediğini beyan ettiği, 2008 ve 2009 hesap dönemlerine ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin verilmediği, 2008 yılında beyan edilen KDV matrahının 19.264.051,89-TL, 2009 yılında beyan edilen KDV matrahının 1.392.405,89-TL olduğu, mükellefin 2008 yılına ilişkin olarak vermiş olduğu Bs formuna göre 80 mükellefe 536 belge karşılığında toplam 20.322.154,00-TL tutarında mal ve hizmet sattığını beyan etmesine rağmen mükelleften mal ve hizmet alan 74 mükellefin 511 belge karşılığında 17.875.272,00-TL tutarında karşı bildirimde bulunulduğu, 2009 yılı Ba formu ile 18 mükellefe 36 adet belge karşılığında 1.372.107,00-TL tutarında mal ve hizmet sattığını beyan etmesine rağmen Ba formları ile 18 mükellefin 73 adet belge karşılığında mükellef şirketten 2.049.129,00-TL tutarında belge aldıklarını beyan ettikleri, 2008 yılı mal ve hizmet alımlarına ilişkin olarak verilen 19.929.195,00-TL Ba bildirimine karşılık olan Bs bildirimlerinin 2.396.486,00-TL tutarlı olduğu, 2009 yılı mal ve hizmet alımlarına ilişkin olarak verilen 1.402.504,00-TL Bs bildirimine karşılık olan Ba bildirimlerinin 89.328,00-TL tutarlı olduğu, mal ve hizmet satın aldığı firmalar hakkında sahte fatura düzenleme yönünden vergi tekniği raporları bulunan ve haklarınfa incelemelere devam edilen firmalardan olduğu tespitleriyle mükellefin sermaye yapısı, çalışan işçi sayısı, iş yeri kapasitesinin mükellefçe verilen KDV beyannamelerindeki matrahlara ulaşacak kapasitede olmadığından bahisle gerçek bir emtia alım-satım faaliyetinde bulunmadığı, sahte belge düzenleme amacıyla mükellefiyet tesis ettirildiği belirtilmektedir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bütün halinde değerlendirilmesinden, adı geçen mükellefin, yazıyla istenen defter belgeleri ibraz etmediği, alım yaptığı firmaların çoğu hakkında sahte belge düzenlediklerine dair vergi tekniği raporu veya olumsuz tespitlerin bulunduğu, şirketin belirtilen cirolara ulaşacak ticari kapasitesinin olmadığı, tahakkuk eden vergi borcunu ödemediği, şirket ortağının ortağı bulunduğu diğer firma hakkında sahte fatura düzenlediğinden bahisle vergi tekniği raporu bulunduğu hususları dikkate alındığında adı geçen mükellef tarafından davacı şirkete düzenlenen ihtilaf konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılmış olup aksi yöndeki Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 23/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.