Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/2465 E. , 2021/6027 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2465
Karar No : 2021/6027
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- … Üniversitesi Rektörlüğü – …/…
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU: Ankara Üniversitesine bağlı Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezinde (TÖMER) … (…) olarak çalışmakta iken isteği üzerine 13/11/2018 tarihi itibarıyla emekli olan davacı tarafından,
1- İş sonu tazminatı ödenmeyeceğine dair Ankara Üniversitesi Rektörlüğü Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğünün … tarih ve E…. sayılı işleminin,
2- Bu işlemin dayanağı olan 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 7. maddesinin birinci fıkrasının “… haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel … hariç olmak üzere” şeklindeki kısmının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Ankara Üniversitesine bağlı Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezinde (TÖMER) … olarak çalışmakta iken isteği üzerine 13/11/2018 tarihi itibarıyla emekli olduğu, iş sözleşmesi ile çalıştığı 2013 yılı öncesine ilişkin kıdem tazminatının ödendiği; ancak, 02/04/2013 – 13/11/2018 tarihleri arasında sözleşmeli personel olarak çalıştığı döneme ilişkin iş sonu tazminatının TÖMER öğretim görevlilerinin haftalık çalışma saatinin 40 saatin altında olması sebebiyle ödenmeyeceğinin dava konusu işlem ile bildirildiği, Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulunun 16/09/2005 tarihli kararının 1/D maddesinde, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca ders saati ücreti karşılığında öğretim görevlisi olarak görevlendirilenler için haftalık ders yükü zorunluluğu aranmayacağının belirtildiği, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nda yer alan 32 saate ilişkin zorunluluğun ek ders ücretine ilişkin olduğu, dava konusu düzenlemenin iptali talep edilen kısmının ise, sözleşmeli personel olarak çalıştırılan kişiler arasındaki iş sonu tazminatı ve ikramiye yönünden farklılık oluşturması ve kamuda çalışan diğer personel ile sözleşmeli çalışanlar arasında eşitsizliğe yol açması sebebiyle eşitlik ilkesine, statü hukukuna, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na, hukuki güvenlik ve hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğu, dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu düşünülse dahi, maddenin devamında yer alan istisna hükmünün davacıyı da kapsadığının açık olduğu; Milli Eğitim Bakanlığı gibi TÖMER’in de sözleşmeli personel çalıştırmasının mevcut kadrolu personelin yetersiz kalmasından kaynaklandığı, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı sözleşmeli öğretmenler ile davalı üniversiteye bağlı TÖMER’de öğretici statüsünde istihdam edilen sözleşmeli öğretim görevlilerinin aynı gerekçe ile istihdam edildiği ve özlük haklarının Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar kapsamında belirlendiği, bu sebeple TÖMER öğretim görevlilerinin istisna hükmünün dışında tutulmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALI … SAVUNMASI : Davacı tarafından her ne kadar dava konusu düzenlemenin eşitlik ilkesine aykırı olduğundan bahisle hukuka aykırı olduğu iddia edilmişse de, Bakanlar Kurulu Kararlarının Anayasa’ya aykırılık iddiasının kabul edilemez olduğu, Bakanlar Kurulu Kararlarının hukuki sebebini ve dayanağını Kanun hükmünün oluşturduğu ve dolayısıyla kamu personelinin ücret farklılıklarından hareketle yargısal denetim yapılmasının talep edilemeyeceği, dava konusu düzenleme ile aynı statüdeki sözleşmeli personel için aynı kural uygulanarak işlem tesis edileceği için eşitlik ilkesinin ihlalinin söz konusu olmadığı, 40 saatlik çalışma süresinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 99. maddesi esas alınarak belirlendiği ve üst hukuk normuna aykırılığın söz konusu olmadığı, temel ve ortaöğretimde ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının sözleşmeli personel istihdamı suretiyle karşılanması zorunluluğu sebebiyle istisna hükmünün getirildiği, davacının statüsü ile sözü edilen öğretmenlerin statü ve istihdam ihtiyaçlarının farklı amaçlara yönelik olduğu, aynı görevi yapan iki sözleşmeli personel grubundan bahsedilmesine imkan bulunmadığı, konunun nitelik ve mahiyetine, üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine uygun olarak yapılan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
DAVALI … ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNÜN SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak; davada zamanaşımının söz konusu olduğu, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü yazısı doğrultusunda işlem yapıldığından husumetin Maliye Bakanlığına yöneltilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise; Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 18/11/2016 tarihli yazısında, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 7. maddesindeki şartları haiz olanlara iş sonu tazminatı ödenebileceğinin belirtildiği, bu durum değerlendirildiğinde, çalışma süresi 2914 sayılı Kanun ile 32 saat olarak sınırlandırılan TÖMER öğretim görevlilerinin (öğretici) iş sonu tazminatı ödenemediği; ancak, TÖMER’deki öğretim görevlilerinin Milli Eğitim Bakanlığında sözleşmeli olarak çalışan öğretmenler ile aynı kapsamda değerlendirilerek iş sonu tazminatından yararlandırılmaları konusunun yeniden değerlendirilmesi ile ilgili olarak Maliye Bakanlığı ile gerekli yazışmaların yapıldığı, ancak söz konusu yazıya Maliye Bakanlığınca cevap verilmediğinden iş sonu tazminatının ödenmediği, Esaslar’ın 7. maddesinde, sadece 40 saat altında çalışanlara değil, yabancı uyruklu personele de iş sonu tazminatı ödenemeyeceğinin düzenlendiği, dava konusu düzenlemenin iptali halinde kaos oluşmasının kaçınılmaz olduğu, düzenlemenin eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddia edilmiş ise de, eşitliğin aynı hukuki durumda olanlar arasında söz konusu olduğu, Anayasa Mahkemesinin kararlarında nispi eşitlikten bahsedildiği, nispi eşitlikten kastedilenin ise, aynı durumda bulunan kişilerin aynı işleme tutulması olduğu ve dolayısıyla farklı durumda olanlara farklı kuralların uygulanmasının eşitlik ilkesine aykırı olmayacağı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenleme ve bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen işlemin hukuka uygun olması sebebiyle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, Ankara Üniversitesine bağlı Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezinde (TÖMER) … (…) olarak çalışmakta iken 13/11/2018 tarihi itibarıyla emekli olan davacı tarafından, iş sonu tazminatı ödenmeyeceğine dair davalı idare işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 7. maddesinin birinci fıkrasının “(…) haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel hariç olmak üzere (…)” şeklindeki kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesinde Sözleşmeli personel; “Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.” şeklinde tanımlanmış olup, “Çalışma saatleri” başlıklı 99. maddesinde ise, “Memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir. Bu süre Cumartesi ve Pazar günleri tatil olmak üzere düzenlenir. Ancak bu kanuna, özel kanunlarla yahut bu kanuna veya özel kanunlara dayanılarak çıkarılacak tüzük ve yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerin özellikleri dikkate alınmak suretiyle farklı çalışma süreleri tespit olunabilir. Bakanlar Kurulu, yurt dışı kuruluşlarda hizmetin gerektirdiği hallerde, hafta tatilini Cumartesi ve Pazardan başka günler olarak tespit edebilir.” hükmü yer almıştır.
28/6/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 6/6/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”ın 1. maddesinde, “(Değişik:22/11/2010-2010/1169) Bu Esaslar, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanır.”, 7. maddesinde ise, “(Değişik: 3/8/2005-2005/9245) Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel (Milli Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde sözleşme ile çalıştırılacak öğretmenlerde 40 saat şartı aranmaz) hariç olmak üzere, kurumunda fiilen, askerlik ve doğum dışında kesintisiz en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan; …, hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, kurumunda çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenir. …” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, Maliye Bakanlığının yazısı üzerine hazırlanıp yürürlüğe konulan uyuşmazlığa konu 28/6/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 6/6/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulması hakkındaki “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”ın, Anayasa’ya, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmüne ve ilgili diğer mevzuata aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen iş sonu tazminatı ödenmeyeceğine dair davalı idare işleminde ve dayanağı söz konusu düzenlemede hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, 2577 sayılı Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşma için önceden belirlenen 23/11/2021 tarihinde, davacı … ve vekili Av. … ile davalı … vekili Av. … ve davalı … Üniversitesi Rektörlüğü vekili Av. …’in duruşmaya geldiği, Danıştay Savcısı …’in hazır olduğu görülerek açık duruşmaya başlandı. 2577 sayılı Kanun’un 18. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca duruşmaya katılan taraflara usulüne uygun söz verilip dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra duruşmaya son verilerek ve dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı, 15/01/1994 – 31/01/2013 tarihleri arasında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 31. maddesi ve Ankara Üniversitesi Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği’nin 15. maddesine göre … olarak; 02/04/2013 – 13/11/2018 tarihleri arasında ise 2547 sayılı Kanun kapsamında ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 7. maddesi uyarınca sözleşmeli … (…) olarak görev yapmıştır.
Davacının, emeklilik talebi üzerine 13/11/2018 tarihinde görevinden ayrılmıştır.
15/01/1994 – 31/01/2013 tarihleri arasındaki dönemine ait kıdem tazminatı davacıya ödenmiştir.
Davaya konu Ankara Üniversitesi Rektörlüğü Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü Merkez İdari Koordinatörlüğünün … tarih ve E…. sayılı işlemi ile; 02/04/2013 – 13/11/2018 tarihleri arasındaki döneme ilişkin iş sonu tazminatının, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 7. maddesi uyarınca, çalışma saati süresi 32 saat olarak sınırlandırılan TÖMER öğretim görevlilerinin haftalık çalışma saatinin 40 saatin altında olması sebebiyle ödenmesinin mümkün bulunmadığı bildirilmiştir.
Bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın 128. maddesinde, Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği, ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin saklı olduğu, üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esaslarının, kanunla özel olarak düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinde, kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği kuralına yer verilmiş; aynı Kanun’un 21/04/2005 tarih ve 25798 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5335 sayılı Kanun’un 28. maddesi ile değişik aynı maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde, sözleşmeli personelin; kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, kurumun teklifi üzerine Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri alınarak Bakanlar Kurulunca geçici olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri şeklinde tanımlanmış; (36 ncı maddenin II – Teknik Hizmetler Sınıfında belirtilen görevlerde yukarıdaki fıkra uyarınca çalıştırılanlar için, işin geçici şartı aranmaz.) bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler ve bu hususlara ilişkin esas ve usûllerin Bakanlar Kurulunca kararlaştırılacağı şeklinde değişiklik yapılmıştır.
28/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu ekinde yer alan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 03/08/2005 tarih ve 2005/9245 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 7. maddesinde; Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel (Milli Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde sözleşme ile çalıştırılacak öğretmenlerde 40 saat şartı aranmaz) hariç olmak üzere, kurumunda fiilen, askerlik ve doğum dışında kesintisiz en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan;
a) (Değişik:22/11/2010-2010/1169) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince sürekli tam iş göremezlik geliri, malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması,
b) Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi,
c) İlgilinin ek 6 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca sözleşmeyi feshetmesi,
ç) İlgilinin işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi,
d) İlgilinin ölümü,
hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, kurumunda çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır.
Bu tazminatın ödenmesinde; daha önce iş sonu tazminatı, ikramiye ve kıdem tazminatı ile benzeri ödemelerde değerlendirilmiş süreler dikkate alınmaz. İş sonu tazminatı ödemesinde dikkate alınmış süreler kıdem tazminatı ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uyarınca ödenecek ikramiye hesabında değerlendirilmez. Ölüm halinde, yukarıdaki fıkra uyarınca hesaplanacak tutar, ölenin kanuni mirasçılarına ödenir.
Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personelden; hizmetlerine gerek kalmaması veya yaş haddi nedenleriyle sözleşmesi fesh edilen veya yenilenmeyenler, yerel sosyal güvenlik mevzuatına göre emeklilik, malûllük veya ölüm nedeniyle ayrılanların iş sonu tazminatı konusunda, yerel mevzuata uyulmasının zorunlu olmadığı durumlarda, Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarının uygun görüşleri alınmak koşulu ile sözleşmelere hüküm konulabilir. Ancak bu yolla ödenecek iş sonu tazminatı tutarı aralıksız olarak çalışılan her tam yıl için son aylık sözleşme ücretinin %50’sini geçemez. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır.
Bu statüde çalışanların sözleşme koşullarına uymaması nedeniyle kurum tarafından, sözleşme esasları dışında herhangi bir nedenle çalışanlar tarafından, sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi hallerinde, iş sonu tazminatı ödenmez.”; 13. maddesinin birinci fıkrasında ise, Bakanlar Kurulunca Devlet memurları için saptanan çalışma saat ve süreleri sözleşmeli personel için de uygulanır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
04/11/1981 tarih ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 31. maddesinde; “Öğretim görevlileri; üniversitelerde ve bağlı birimlerinde bu Kanun uyarınca atanmış öğretim üyesi bulunmayan dersler veya herhangi bir dersin özel bilgi ve uzmanlık isteyen konularının eğitim – öğretim ve uygulamaları için, kendi uzmanlık alanlarındaki çalışma ve eserleri ile tanınmış kişiler, süreli veya ders saati ücreti ile görevlendirilebilirler. (Ek cümle:15/4/2020-7243/3 md.) Meslek yüksekokullarının Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen uzmanlık alanlarına başvuracak olanlar hariç olmak üzere öğretim görevlisi kadrosuna başvuracak adaylarda en az tezli yüksek lisans derecesine sahip olmak şartı aranır. Öğretim görevlileri, ilgili yönetim kurullarının görüşleri alınarak fakültelerde dekanların, rektörlüğe bağlı bölümlerde bölüm başkanlarının önerileri üzerine ve rektörün onayı ile öğretim üyesi, araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi kadrolarına atanabilirler veya kadro şartı aranmaksızın ders saati ücreti veya sözleşmeli olarak istihdam edilebilirler. Öğretim üyesi kadrolarına öğretim görevlileri en çok iki yıl süre ile atanabilirler; bu süre sonunda işgal ettikleri kadroya başvuran öğretim üyesi bulunmadığı ve görevlerine devamda yarar görüldüğü takdirde aynı usulle yeniden atanabilirler. Atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. Bunların yeniden atanmaları mümkündür. Bu takdirde ilk atama usulü uygulanır. Konservatuvarlar ile meslek yüksekokullarına gerektiğinde sürekli olarak öğretim görevlisi atanabilir.” kuralına yer verilmiştir.
375 sayılı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı ile Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye 25/06/2009 tarih ve 5917 sayılı Kanun’un 28. maddesi ile eklenen ve 01/01/2010 tarihinde yürürlüğe giren Ek 7. maddesinin birinci fıkrasında, “190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde belirtilen kamu idare, kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuatı uyarınca kadro karşılıksız, 657 sayılı Kanunun ek geçici 16 ncı maddesi ile yükseköğretim mevzuatı uyarınca sözleşme ile çalıştırılacak personelin belirlenmesine ilişkin herhangi bir işlem yapılmadan önce Maliye Bakanlığından izin alınması şarttır. Bu idare, kurum ve kuruluşlarda mali yılla sınırlı olmak üzere sözleşmeyle çalıştırılacak personel pozisyonlarına ilişkin birim, unvan, nitelik, sayı ve/veya isim, ücret ile sözleşme örneği; kadro karşılığı çalıştırılan sözleşmeli personel için sadece sözleşme örneği Maliye Bakanlığının vizesine tabidir. Söz konusu vize işlemlerine ilişkin iptal ve değişiklikler de aynı usule tabidir.”; ikinci fıkrasında, “Özel kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla birinci fıkra kapsamında sözleşmeyle çalıştırılan personel hakkında 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uygulanır.” hükümlerine yer verilmiştir.
Davacı ile davalı idarelerden Ankara Üniversitesi Rektörlüğü arasında imzalanan Hizmet Sözleşmesinin 4. maddesinde; “Kurum, ilgiliye ücret karşılığı olarak haftada 24 saate ve ayda 96 saate kadar zorunlu ders görevi verebilir. Haftalık veya aylık zorunlu ders görevini tamamlamaları kaydıyla haftada 8 saate kadar daha ilave ders görevi verilebilir.” şeklinde koşul getirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 7. maddesinin birinci fıkrasının “… haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel … hariç olmak üzere” şeklindeki kısmının iptali istemi yönünden incelendiğinde;
657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde düzenlenen sözleşmeli personel statüsünün esasları, anılan Kanun hükmü ve 28/02/1978 tarihinde kabul edilen 1978 yılı 2143 sayılı Bütçe Kanunu’nun 12. maddesinde yer alan; “Genel bütçeye dahil daireler, Katma Bütçeli İdareler, Döner Sermayeli Kuruluşlar, Belediyeler, Özel İdareler ile Kamu İktisadi Teşebbüslerinde (sermayesinin yarısından fazlası yukarıda sayılan kuruluşlara ait olanlar dahil) sözleşme ile istihdamının genel esaslarının Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir çerçeve kararnamesi ile saptanır.” hükmüne dayanılarak 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile hazırlanan ve 28/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile belirlenmiştir.
Anılan Esaslar’da 09/02/1979 tarihinde yapılan değişiklik ile sadece yurt dışı teşkilatlarında çalışan yabancı uyruklu personele iş sonu tazminatı ödenmesine ilişkin olarak düzenleme getirilirken, yabancı uyruklular dışında kalan sözleşmeli personele hangi esaslar dahilinde iş sonu tazminatı ödeneceğine dair bir düzenleme yapılmadığından, bu eksik düzenleme nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlık sonucu, anılan düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Onbirinci Dairesince verilen 25/10/2001 tarih ve E:2001/365, K:2001/2335 sayılı kararı ile sonuç olarak; gerek sözleşmeli personel arasında iş sonu tazminatı ve ikramiye yönünden oluşan farklılığın giderilmesi, gerekse kamuda çalışan diğer personelle sözleşmeli çalışanlar arasındaki eşitsizliğin kaldırılması bakımından, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararında bu konuda bir düzenleme yapılmamasının ve 7. maddesinde, yabancı uyruklu personel dışındaki sözleşmeli personelle ilgili iş sonu tazminatına yer verilmemiş olmasının eşitlik ilkesine ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 09/02/1979 tarih ve 7/17150 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla değişik 7. maddesinin birinci fıkrasının iptaline karar verilmiş ve bu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/12/2004 tarih ve E:2002/75, K:2004/2103 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Danıştay Onbirinci Dairesince verilen iptal kararından sonra, 27/04/2005 tarih ve 25798 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 21/04/2005 tarih ve 5335 sayılı Kanun ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (B) fıkrasında değişiklik yapılarak anılan fıkranın ikinci paragrafına; “Bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler ve bu hususlara ilişkin esas ve usuller” ibaresi eklenmiştir.
02/09/2005 tarih ve 25924 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 03/08/2005 tarih ve 2005/9245 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 7. maddesinde yeniden değişikliğe gidilerek yabancı uyruklu personel dışındaki sözleşmeli personelin de belirli koşullarda iş sonu tazminatından yararlanmasına ilişkin düzenlemeler getirilmiş olup, iki yıl kesintisiz çalışma şartını taşıması ve haftalık çalışma saati süresinin kırk saatin altında kalmaması kaydıyla sözleşmeli personele belirli durumlarda iş sonu tazminatı ödenebileceği kurala bağlanmıştır.
İş sonu tazminatı, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde yer alan “kıdem tazminatı” esas alınmak suretiyle ortaya çıkan, kamu kurumlarında istihdam edilen sözleşmeli personelin sözleşmesinin feshedilmesi ya da yenilenmemesi halinde, yeni bir iş edinmede karşılaşacağı güçlükler ve kamu hizmetine sağladığı katkı göz önüne alınarak, geçmiş hizmetlerine karşılık olmak üzere, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye istinaden Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edilen esaslar dahilinde sözleşmeli personele tanınan Devlet memurlarının emekli ikramiyesi ve işçilerin kıdem tazminatına benzer bir haktır.
Sözleşmeli personel, memurlardan farklı olarak, yıllık sözleşme ile istihdam edilen kamu hizmeti görevlisi olarak kabul edildiğinden, memuriyet statüsünden farklı bir statü olarak oluşturulmuştur.
657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde, sözleşmeli personele iş sonu tazminatı ödeneceği ve ödenecek miktarın Bakanlar Kurulunca kararlaştırılacağı belirlenmiş olup, iş sonu tazminatı ödenebilmesinin, sözleşmeli personelin haftalık çalışma süresinin 40 saatin altında kalmaması koşuluna bağlanmasına ilişkin dava konusu düzenlemede Bakanlar Kurulunun açık takdir hatası bulunmadığı; bir başka ifadeyle, üst normda yer alan temel kurala aykırı bir düzenlemenin olmadığı, idareye tanınan takdir yetkisinin ölçüsüz kullanılmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava, Ankara Üniversitesi Rektörlüğü Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü Merkez İdari Koordinatörlüğünün … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Ankara Üniversitesine bağlı Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezinde 2547 sayılı Kanun’un 31. maddesi ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 7. maddesi kapsamında sözleşmeli personel statüsünde öğretim görevlisi olarak çalışan davacının, haftalık çalışma süresinin kırk saatin altında kaldığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı gibi, davacı ile davalı idarelerden Ankara Üniversitesi Rektörlüğü arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin 4. maddesinde de, davacıya haftalık 24 saate kadar zorunlu ders görevi ve bunun yanında 8 saate kadar ek ders görevi verilebileceği belirtildiğinden, davacının haftalık çalışma süresinin kırk saatin altında kaldığı hususu tartışmasızdır.
Bu durumda; haftalık çalışma saati süresi 40 saatin altında kalan davacıya, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 7. maddesi uyarınca iş sonu tazminatı ödenmemesine ilişkin işlemde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.