YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11823
KARAR NO : 2014/6189
KARAR TARİHİ : 14.04.2014
MAHKEMESİ : Trabzon 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/12/2012
NUMARASI : 2005/252-2012/1320
Davacı İ.. Ş.. vekili Avukat H. C.tarafından, davalı M.. U.. aleyhine 31/03/2005 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 27/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Hasta yakını olan davalının, hekim sıfatı ile görev yapmakta olan davacıya yönelik cebir ve hakaret eylemleri nedeniyle tazminat isteminde bulunulmuş; mahkemece, davacının tahriki gerekçe gösterilmek suretiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Ceza yargılaması sırasında, davalının eylemi sabit görülmüş; ancak, memurun keyfi hareketleri gerekçesiyle cezanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
Hukuk hakimi, ceza mahkemesinin olguya ilişkin kabulü ile bağlı olup; kusurun varlığı ve derecesi bakımından serbest bulunmaktadır. (818 sy BK m.53). Diğer yandan, bölüşük kusurun mevcudiyeti halinde tazminat miktarından indirim yapılabileceği gibi; istemin tümden reddine de karar verilebilir. (818 sy BK m.44/1). Bu konudaki takdir hakkının ise, hakkaniyete uygun olması gerekir. (MK m.4).
Dosya kapsamından, davalının eşinin tedavisi sırasında davacı hekim tarafından gereken işlemlerin yerine getirildiği; davalının, ispat olunamayan “bıçak parası” savına dayalı olarak davacı hekimin yakasını tutmak suretiyle adi ve şerefsiz sözlerini söylediği; idari soruşturma sonucunda davacı hakkında işlem yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayın açıklanan gelişim biçimi ve yukarıda gösterilen kurallar doğrultusunda davalının tazminat sorumluluğu benimsenmeli ve davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminat takdir edilmelidir. Mahkemece, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeler ile istemin tümden reddi yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA; davacının öteki temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/04/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.