Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2014/21315 E. 2014/41542 K. 15.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21315
KARAR NO : 2014/41542
KARAR TARİHİ : 15.12.2014

Tebliğname No : 3 – 2013/90911
MAHKEMESİ : Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/01/2013
NUMARASI : 2011/92 (E) ve 2013/10 (K)

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Oluşa ve dosya içeriğine göre, mağdurun aşamalarda verdiği beyanları ile uyumlu doktor raporu kapsamına göre, sanığın eylemini 5237 sayılı TCK’nin 6/f-4. ve 86/3-e. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde silahtan sayılan sopa ile gerçekleştirdiği anlaşıldığı halde hatalı değerlendirme sonucu sanık hakkında TCK’nin 86/3-e. maddesinin uygulanmaması,
2) Sanığın mağdura yönelik yaralama suçuna ilişkin uygulamada, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde “kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddelere göre belirlenen ceza, kırık vaya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.” şeklinde düzenlendiği, hastane raporunda; mağdurdaki sol radius distal 1/3 kısmındaki deplase kemik kırığının hayat fonksiyonlarını (2). derecede etkiler biçimde olduğunun belirtmesine rağmen, mahkemenin sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca hükmedilen cezanın, mağdurdaki kırık nedeniyle TCK’nin 3. maddesinde belirtilen işlenen fiilin niteliği ile orantılı olarak artırılması gerekirken (1/2 oranında) artırılarak, sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,
3) Sanığın tekerrüre esas alınan ilamındaki mahkumiyetinin 3167 sayılı Kanuna muhalefet suçu olduğu ancak 03/02/2012 tarih ve 28193 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 31/01/2012 tarih ve 6273 sayılı Çek Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile karşılıksız çek eyleminin, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına dönüştüğünün anlaşılması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
4) 3167 sayılı Kanuna muhalefet suçundan adli sicil kayıtlarının sabıkadan sayılmayacağı, bu ilamların tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmasına karar verildiği de göz önüne alındığında, sanığın yargılama sürecindeki davranışlarının olumsuz kabul edilme gerekçeleri de gösterilmeden, “sanığın sabıka kayıtları… ” gibi yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile 5237 sayılı TCK’nin 50, 51. ve 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.