YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2170
KARAR NO : 2013/72
KARAR TARİHİ : 14.01.2013
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1, 102/3, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 53, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve suçun işlendiği 17.04.2000 tarihinden inceleme tarihine kadar aynı Yasanın 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık M.. N.. savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 14.01.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
TCK 143. maddesinin uygulanması nedeni ile cezanın alt sınırı 5 yılı geçtiğinden TCK 66/1-d maddesi gereğince zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu ve suçun zamanaşımına uğramadığı düşüncesi ile çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.