Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/15371 E. 2014/16886 K. 10.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15371
KARAR NO : 2014/16886
KARAR TARİHİ : 10.12.2014

MAHKEMESİ : Eğirdir Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/07/2014
NUMARASI : 2006/238-2014/310

Davacı M.. D.. vekili Avukat F. K. tarafından, davalı R.. Ç.. aleyhine 01/01/2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/07/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının cep telefonu ile numarasını gizlemek suretiyle kendisini aradığını ve hakaret ettiğini belirterek uğradığı manevi zararın giderilmesini istemiştir.
Davalı ise, davanın reddini savunmuştur.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Yasa’nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olaya gelince, olayın gelişimi ve Yasayla koruma altına alınan özel yaşam değerinin anlam ve önemine göre yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen 500,00 TL manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davalının temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenler ile reddine ve davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.