Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/15382 E. 2014/16887 K. 10.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15382
KARAR NO : 2014/16887
KARAR TARİHİ : 10.12.2014

MAHKEMESİ : Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/07/2014
NUMARASI : 2013/709-2014/356

Davacı M.. B.. vekili Avukat H. S. tarafından, davalı A.. M.. aleyhine 30/12/2013 gününde verilen dilekçe ile araç mülkiyetinin tespiti ve tescil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15/07/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava; dava konusu araca ait şasenin orjinal ve araca ait olduğunun tespit edilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu … plakalı aracın 1997 yılında karışmış olduğu kazadan dolayı şasenin değiştirilmiş olduğunu belirterek, araçta bulunan şasenin araca ait olduğunun ve orjinal olduğunun tespit edilmesini istemiştir.
Davalı ise, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davaya konu edilen husus, davalı İçişleri Bakanlığı’na bağlı Emniyet Müdürlüğü tarafından davacıya ait aracın şasesinin araca ait olduğunun ve orjinal olduğunun tespit edilmesini istemine ilişkindir. İdare tarafından, dava konusu talebe ilişkin olarak yapılan işlemler “idari işlem” niteliğindedir. Bu işlem davalı idarenin görevi kapsamında olup, hiç yapılmaması, geç yapılması ya da gereği gibi yapılıp yapılmadığı hususu idari yargı yerinin denetimine tabidir. Görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğinde olup idare’nin işleminden doğan talepler; İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince idare’ye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. (HMK 114) Görev sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmese de kendiliğinden dikkate alınır. (HMK 115) Yerel mahkemece davalı İçişleri Bakanlığı yönünden yargı yolu bakımından usulden reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası incelenerek karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle yargı yolu bakımından BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 10/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.