YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14997
KARAR NO : 2014/16210
KARAR TARİHİ : 27.11.2014
MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 21/07/2010
NUMARASI : 2010/64-2010/403
Davacı Tasfiye Halindeki T. … Bankası A.Ş. vekili Avukat N.. D..I.. tarafından, davalılar S.. S.. vd aleyhine 27/05/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince:
a)Dava, usulsüz kredi kullandırılması sonucu oluşan banka zararının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, banka zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur. 20/09/2006 tarihli bilirkişi raporunda; zararın oluşumunda, şube başkanı olan davalı S.. S..’nın %20, şube müdür yardımcısı olan davalı H.. T.. Ö..’in %10, davacı bankanın %60, dava dışı bırakılan diğer kredi komitesi üyelerinin %10 oranında kusurlu oldukları belirtilmiştir.
Mahkeme, davalıların görevli oldukları davacı bankada, usulsüz kredi işlemleri yapmaları nedeniyle bankayı zarara uğrattıklarını, 70.000,00 TL tutarındaki kredi teminat çeklerinin karşılıksız çıkmasından dolayı belirlenen zarardan kusurları oranında sorumlu olduklarını benimseyerek, 14.000,00 TL alacağın davalı S.. S..’dan, 7.000,00 TL alacağın davalı H.. T.. Ö..’ten tahsiline karar vermiştir.
Olay tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun haksız fiil halinde müteselsil sorumluluğu düzenleyen 50. maddesi uyarınca; birden ziyade kimseler birlikte bir zarar ika ettikleri takdirde, zarardan müteselsilen mesul olurlar. Bu nedenle kusur oranında tahsile karar verilmiş olması doğru değildir. Hesaplanan zarardan, davacının kusuruna isabet eden miktar mahsup edilmeli, bakiye zarar yönünden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmelidir. Açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
b)Davacı dava dilekçesinde; tazminatın, borcun aciz vesikasına bağlandığı 19/09/2000 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsili isteminde bulunmuştur. Mahkemece, temerrüt ihtarı tebliğ edilmediğinden bahisle tazminatın, dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklandığı için davalıların temerrüde düşürülmesine gerek yoktur. Tazminata borcun aciz vesikasına bağlandığı 19/09/2000 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekir. Kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Diğer yandan, davalılar tarafından alacağın zamanaşımına uğradığı savunulmuş, mahkemece, davayı açmaya yetkili makamın onay tarihinin 25/04/2003 tarihi olduğu, davanın 27/05/2004 tarihinde, davayı açmaya yetkili makamın olur tarihinden itibaren bir yıllık sürede açıldığı belirtilerek zamanaşımı defi reddedilmiştir.
Dosya kapsamından; 06/07/2001 tarihinde davacı bankanın tasfiye sürecine girdiği anlaşılmaktadır. Davacı banka ile dava dışı T.C. ….. Bankası A.Ş. ve Türkiye ….Bankası A.Ş. arasında, davacı bankanın adı geçen bankalar tarafından devralınmasına ilişkin protokol ve ek protokoller yapılmıştır. Dosyaya mübrez ek protokol ile 06/07/2001 tarihinden önce Türkiye … Bankası A.Ş. personelinin her türlü bankacılık işlemlerini gerçekleştirmeleri sırasında kasıt, ağır ihmal ve kusur, kendisi veya bir başkasına menfaat temini kastıyla açıkça veya hileli yollara başvurarak gerçekleştirdikleri banka zararına sebebiyet veren işlemlerden kaynaklanan banka alacaklarının, “T.C. ….. Bankası A.Ş.’ye devri öngörülmeyen hak ve yükümlülükler”e eklenmesine karar verilmiştir. Başka bir deyişle; davamıza konu banka zararını da kapsayan, bu nevi işlemler nedeniyle doğan banka alacakları, adı geçen bankalara devredilmemiş ve davacı bankanın kendisi tarafından takip edileceği kararlaştırılmıştır.
Davacı bankanın ana sözleşmesinin yönetim kurulunun görev ve yetkilerini düzenleyen ilgili maddesinde; banka personeli hakkında mali mesuliyet davalarının açılıp açılmamasına karar vermek, yönetim kurulunun görevleri arasında sayılmıştır. Dava açmaya yetkili makam, davacı bankanın yönetim kurulu olup, davaya konu kredi işlemi ile ilgili olarak davalılar hakkında, mali sorumluluk davası açılmasına 15/03/2004 tarihinde karar verilmiş, eldeki dava 27/05/2004 tarihinde, süresinde açılmıştır. Bu nedenle dava dışı …. Bankası A.Ş.’nin disiplin kurulu tarafından hazırlanan kararın, davacı bankanın hukuk servisine gönderildiği 25/04/2003 tarihinin, mahkemece zamanaşımı başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi hatalıdır. Ne var ki; gerekçesi yanlış olmakla birlikte, zamanaşımı definin reddine dair karar sonucu itibari ile doğru olduğundan, bu husus bozma nedeni sayılmamış, bozma ilamında değinilmekle yetinilmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2-a-b) numaralı bentlerde gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davalıların tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine 27/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.